·416 syf.····Okunma: 25 Kasım 2018 20:02 ......
Köklerine sahip çıkmanın önemini ve değerini ifade sadedinde şu satırlara da yer veriyor yazar kitabında. Tolstoy, 19. yüzyılın ikinci yarısında Çeçenlerin efsanevi kahramanı Şeyh Şamil ve Hacı Murat’ın Rus işgaline karşı mücadelesini anlattığı romanı Hacı Murat’a, Rusların “tatar” adını verdiği devedikeni çiçeğinin yaşama arzusunu ve direnme gücünü tasvir ederek başlar. Elindeki çiçek demetine eklemek için yol kenarında gördüğü kan kırmızısı renkte iyice açmış devedikenini kopartmak isteyen Tolstoy, çiçeğin gücü karşısında hayrete düşer. Ellerini kanatma pahasına çiçeği kopartır ama bunun için çiçeği lif lif ayırmak zorunda kalır. İşi bittiğinde elinde demim imrenerek seyrettiği güzel bir çiçek değil, parça parça olmuş ve biraz önceki güzelliğini ve letafetini yitirmiş bir ot parçası kalmıştır. “Ne güçlü bir yaşam arzusu bu!” diye düşünür Tolstoy. “Direnmek için büyük çaba gösterip kolay lokma olmadığını nasıl da ispat etti.” Der. Yoluna devam eden yazarımız birkaç adım sonra bir başka “tatar” yani devedikeni görür. Bu sefer onu olduğu gibi seyreder ve dokunmaz. Bu hadise Tolstoy’un Çeçenlerin köklerine bağlı kalma mücadelesini anlattığı hikâyesinin de ilham kaynağıdır.