·194 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Kasım 2018 18:34 Hakkari'de Bir Mevsim..
Okuyun..! Bu eseri mutlaka okuyun.. Öncelikle 1000kitap Istanbul okurlarının 4.11.2018 tarihli gerçekleşen buluşmasında kitabı öneren arkadaşa/arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Bugüne kadar hem yazar hem kitapla tanışmamanin verdiği pişmanlık var doğrusu..
.
Gelelim kitaba..!
Güneydoğu'da çocukluğu geçmiş biri olarak fazlasıyla etki bıraktı bende. çocukluğuma götürdü; belki ölen bebelerle karsilasmadim, belki çaresizlikle yuzlesmedim, ama çocuk denilen yaşta ölüm sözcüğünü daha tam manasıyla bilemez ve kestiremezken çok ölüm gördüm.. nedeni nicini bilinmeyen ve halen adlandirmadigim, anlamladiramadigim ölümler..
Kitap bu ülkenin tüm kanayan yaralarını ele almış velhasıl..
Hakkari..! Kim bilir belki bu ülkede yasayipta halen birçoğunun bilmediği, orada nelerin yaşandığını kestiremedigi, içi trajedilerle agitlarla, acılarla dolu bir şehrimiz..ne acı..! Hukukun, adaletin, sağlığın yani kısacası devlet imkanlarının bir türlü yetişmediği topraklar..!! Burda yalnızlığı, caresizligi, kimsesizligi, ölümü, yaşamı, öyle güzel öylesine şiirsel kaleme almış ki yazar kitabı elimden bırakamadım.. Gercek bir yasam oykusu olmasi ayri bir anlam katıyor kitaba.. Kisa kisa yazilmis cumlelerin icinde boğuldum, tikandim nefesim yetmedi bazi satirlarin dramina.. Hiç portakal yememis zeytini bilmemis çocukların var olduğu bir dünya gerçeği ile öylece bakakaliyorsunuz.. Onlar gibi yaşamadığınıza ne yazık ki şükür edemiyor bunun Tanrısal boyutunu, insanoğlunun doyumsuzlugunu sorguluyorsunuz..Kitap Hakkari' ye götürdü beni, soğunu içimde hissettim..He bir de yetmedi oturdum filmini izledim..Salgın hastalıkların sonucu ölen bebelerin acısı yüreğime dert oldu..Çaresizliğin ne demek olduğunu iliklerime kadar hissettim öyle ki gözyaşlarımı tutamadım.. Kadının çaresizliğini, çocukların nasıl gelin edildiklerini gördüm (ki bu ülkenin en çok kanayan, acıtan, sancitan yarasidir).. Kitaba dair o kadar yazılacak şey var ki hangi birini kaleme alsam bilemedim..
Hem öğrenen hem öğreten, yolu (bana öyle geliyor ki) sürgünden dolayı buraya düşmüş bir öğretmen, denize hasret.. 21 yavrusu var sınıfında konuştuğu dili anlamadığı, şöyle diyor kitapta; "Sen benden, ben senden olduğum halde, garip, yüzyıllar boyu hiç öğrenememişiz birbirimizin dilini.." Ne gariptir değil mi ? Dünyada konuşulan bir çok dili konuşmaya öğrenmeye can atarken bizler yanı başımızda birlikte yaşadığımız insanların dilini bırakın öğrenmeyi yasakliyoruz üstüne.. Başlıyor hem dilini öğretmeye hem de dillerini öğrenmeye.. Hiç deniz görmemiş insanlara denizi anlatmaya çalışan koca yürekli bir öğretmen ışte..
Çocuklar ölmesin, portakal da yiyebilsin diyen..
Çaresizliği yenmek isteyen, bir öğretmen.
Filmin çekildiği dönem sakıncalı bulunup yasaklanmış, Nietszche' nin şu sozlerini getirdi aklıma; "çünkü şimdiye dek, kural olarak,yalnız doğruları yasakladılar!..
Ferit Edgü'nun kalemine yüreğine sağlık diyorum.
Ayrica sana bu kadar geç kaldığım için de özür diliyorum.