·436 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Kasım 2018 14:08 bu kitap taş kokuyor, toprak kokuyor. daha ilk sayfalardan itibaren insanı çepeçevre doğallıkla, samimiyetle, saflıkla sarıp sarmalıyor. hatta bana kalırsa ilk üç sayfası ciltler dolusu tasvirlere bedel. sapsade, yalın mı yalın bir manzara... alelade, insanın gözlerinin önüne seriliyor sanki. kahramanlar da kanlı canlı. okurken sanki yoldaş olunuyor her bir karakterle. ama bence yazarda bir "kaygı" var. istiyor ki okuyucu söz konusu kişiliği ya da mevzunun cereyan ettiği mekanı iyice kavrasın. bilsin neyin nesi olduğunu. dolayısıyla çoğunlukla her bölümün başında bir tanıtma, tanımlama; izah ve tarif var. yaşar kemal daha fazla yardım ediyor okuyucuya. ne ki muazzam bir naturellik eşliğinde. gerçek şu ki bu doğallığın, kurgudaki bu detaylı ince işçiliğin nobelle taçlanmamış olması şaşırtıcı.
Değerini bilemediğimiz yazar Yaşar Kemal’in Çukurova’nın toprağından fışkıran destanını bugüne kadar neden okumadım diyerek pişman oldum. Bu arada sırf merakımdan Yaşar Kemal’le ilgili bulabildiğim her şeyi okudukça yazara hayranlığım daha da arttı diyebilirim. Roman gibi bir bölgede, roman gibi bir çocukluk yaşayan yazarın yaşamına kazınmış olan izleri İnce Memed destanına taşıması asla gözümden kaçmadı. Çocukluğunda misafirliğe giden Yaşar Kemal’in hayatında ilk defa kokulu sabun bitirene kadar hamamda yıkanması ile birlikte yaşadığı olumsuzluğu daha sonra kokulu sabuna karşı zaafa dönüştüğünden olsa ki romanında hamam keyfi ve mis gibi kokan sabunları çok güzel anlatmış. Bir de İnce Memed’i yazarken beş parasız ve sobalı bir evde üstüne iki üç ceket ile eldiven giyerek yazdığı için soğuğu, fırtınayı iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Otuziki yıllık bir emeğin ürünü olan İnce Memed destanı yazarın kendi ifadesiyle mecbur adamın romanıdır. Çukurova bölgesinin çiçeklerini, böceklerini, sarı sıcağını bir oya gibi işleyen yazarın tek belirgin özelliği betimleme dersek çok büyük haksızlık ederiz. Romanda çok güzel betimleme ve tasvirlere yer verirken o yörenin insanlarının karakterlerini ve psikolojilerini de mükemmel bir şekilde aktaran yazarın yaratıcılığına çok şaşırıyorsunuz. Uzun sözün kısası ben bu destanı okumalara doyamadım. Mutlaka okuyun, okutun derim. Bir çok rus edebiyatı yazarına taş çıkartacak bir yazarımız var ve bizler bundan yoksun kalıyoruz.Yaşar Kemal'in mürekkebi asla kurumayacaktır,mürekkebi her zaman kalbimizde bir mühür gibi kalacaktır.
Topraklarımızın tarihini öğrenmek isteyenler Yaşar Kemal'in İnce Memed'ini okusun. Topraklarımızın üzerinde çok gözyaşı olduğunu göreceksiniz, altı zaten malum!