Türk edebiyatı zor günlerden geçiyor. Her 'yazar'ın -bunu demek biraz gülünç olsa da- her yazarın aynı cümleleri, aynı kelimeleri çevire çevire önümüze sunması bu kitaplarda olağan bir şey. Bu kitaplarda devrik cümle edebiliği yükseltiyormuş. Çaya ,havadaki martıya veya fesleğene ne kadar anlam yüklersen o kadar başarılı olunuyormuş.
Ve en önemlisi de kapağı ne kadar güzelse kitap da o kadar etkileyici oluyormuş. Bu kitapları okuyanlar artık bambaşka bir pencereden bakıyormuş. Benim için büyük bir pişmanlık oldu.
Tek iyi yanı verilen emek , sonuçta o kağıtlara fesleğen kokusu sindirmek zor olsa gerek.