·600 syf.····Okunma: 28 Kasım 2018 15:23 Çok popüler olması ve üstüne bir de dizisinin çekilmesi beni direkt kitaptan soğuttuğu için okumaya karar vermem uzun sürdü - bi 5 sene kadar.
Dış mihrakların tüm oyunlarına karşın (yoğun bir iş temposu ve evdeki iki prenses görünümlü canavar) 2 günde bitirdim. Ama yolda yürürken bile okudum.
Bir kere kurgu şahane. Karakterlerin tanıtımı insanı sıkmıyor, anlatılması gereken her şeyi anlatacak kadar uzun, satırları atlatmayacak kadar kısa. Her bir karakter için tam birer insan yarattım kafamda (Gerçi hiç biri dizi karakterleriyle örtüşmüyor o ayrı).
Kitaptaki sıkıcı tek şey cinselliğin fazla yer kaplıyor oluşu. Açıkçası Jr. Can Manay ne zaman yumuşak ne zaman sert beni hiiiç ilgilendirmiyor. Eğer "Grinin 50 Tonu" olsaydı okuduğum kitap, neyle karşılaşacağımı bilir ona göre gardımı alırdım ama böylesi bir kitapta ayrıntılandırılmış sevişme sahneleri beni konudan uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramadı. Ben karakterlerin analizini yapmaya çalışırken araya gergedan boynuzu kremi reklamı gibi giren bu sahneler çok gereksizdi. Gerçi onlar olmasaydı kitap bi 100 sayfa daha az olurdu, bu da "Kütük gibi kitap okudum"cuların işine yaramazdı.
Neyse;
Aslında kitabın sonuna yaklaşırken bile hiç can alıcı bir şeyin yaşanmaması garibime gitmedi değil. Olaylar, ne tam düğümlendi (genelde seri kitapların ilkinde çözülemeyecekmiş gibi düğümlenen olaylar ikinci kitapta çözülür ya), ne tam bir olay yaşandı; kendi seyrinde şaşırtmadan sakin sakin ilerledi sayfalarda. Sanki yan yana yürüdük kitapla. Ne merakla çıkışa varmak için kitabın önüne geçtim, ne kitap "Beni bekle alooow" dedirtti.
Okumayanlara fazla ipucu vermemek adına karakter analizlerine giremiyorum.
Sonuçta, zevkle okunacak bir kitap.
Sıradaki lütfen!