·480 syf.····Okunma: 05 Aralık 2018 20:23 Kitabı bir yıl önce Sahafçı’ nın önerisi üzerine almıştım ama bir türlü fırsat bulup elime alamamıştım ,alınca da elimden düşüremedim. Gerçekten sürükleyici ve yalın bir anlatım diliyle gizem ve sürprizlerle dolu bir kitap.
Kitap 17yy Amsterdam’da geçen bir olayı anlatıyor. 18 yaşındaki Nella kendisinden oldukça büyük ama yakışıklı ve zengin bir tüccar olan “evlendiği” Johannes Brandt’ın Amsterdam’daki eve gelişiyle başlıyor. Nella evde Johannes’in kız kardeşi Marin ve genç hizmetçi Cornelia tarafından hiç de dostça karşılanmaz, evde adeta bir yabancıdır, Johannes onu daha sıcak karşılaşa da yine de karı koca arasındaki sevgiye dair bir işaret yoktur. Kısa süre sonra bu evliliğin gizemi açığa çıkar. Ancak Johannes’in Nella’ya düğün hediyesi olarak yaptırdığı gerçeğinin aynısı minyatür evin gelişiyle genç kadının hayatı birden heyecanla dolar. Nella şehirdeki tek ve gizemli minyatürcüye bazı siparişler verir, zamanla Nella’yı hayata bağlayan bu siparişler bambaşka anlamlara bürünür.
Yazar büyük ihtimalle gerçekten o tarihlerde Amsterdam’da yaşayan Petronella Oortman’ın halen Rijkmuseum’da sergilenmekte olan minyatür evinden esinlenmiş olmalı. Yazarın ilk kitabı olmasına ragmen bazı tecrübeli yazarlara dili açısından ve kurgusu açısından taş çıkaracak cinste.
Kadın karakterlerini çok etkileyici buldum kendimi onların yerine rahatlıkla koyabiliyordum bu da kitabı çabuk bitirmemde etkili oldu aynı zamanda genç ve tecrübesiz bir genç kızın sorumluluk sahibi bir kadına dönüşmesinin de hikayesini anlatmış olması,minyatürcünün son ana kadar gizemli olması her ne kadar birkaç cümle ile öyküsü ortada kalsada genel olarak bendim.
Yani kısacası kitabı okuyun derim, sonuçta okumaktan kimseye bi’ zarar gelmez ama okuduktan sonra ikinci bir kez elinize alacağınızı zannetmem. İyi okumalar