Kitabı okumadan önce filmini izlemiştim. Filmi bu kadar kötü olan bir kitap daha yoktur herhalde. Bu yüzden kitabın puanının veya anlatılanların abartıldığını düşünüyordum. Kitaba başlayana kadar...
Coğrafya kaderdi. İki kelimelik bir cümle bu kadar çok şey anlatabilirdi.
En inançsız olanlarımız bile çaresiz iken bir yerlere tutunma, bir şeylere inanma ihtiyacı duyar mıydı?
Kadınların yok sayıldığı bir toplumda bir kadını sevmek ona değer vermek nasıl olabilirdi?
Sevilen kadının, değer gören kadının sevgisi nasıl tarif edilebilirdi?
Sadece göz yaşları ile mi ?