Stefan Zweingten okuduğum ilk kitapti.kitabi okumadan önce çok kısa olduğunu bana pek bişey katmayacagini düşünmüştüm.Kitabin ilk sayfalarından itibaren elimden bırakamadım.Kitabi bitirdikten sonra hemen amok koşucusunu aldım.Kitabi okurken sayfalarin arasında kendimden de birşeyler hissettim.Konuya gelince zengin burjuva sınıfına ait birinin çevreye, hayata, insanlara karşı hissizlestigi,kayıtsız kaldığı artık hiçbir şey onu sasirtmamaya başlamışken; bir pazar günü yaptığı(o zamana kadar hiç yapmadığı) bir hileden sonra kendinde oluşan hisleri ve akabinde o gecede yaşadığı başka olayın da etkisiyle mutlu olmanın çok da zor olmadığını kavrar. Alınıp okunmasi gereken bir eser.