Kitabı okurken adeta Sadri Alışık filmi izliyormuş gibi hissettim. Onun tavırlarını öyle güzel harmanlamış ki baş karakterle, hüzne giriftar oluyorsunuz okurken. Müzeyyen'i kıskandım diyebilirim. Böylesine içten ve samimi bir sevgiye sahip olmak çok güzel,özel bir his olsa gerek. En sevdiğim kısmı ise okuduğu hikayeyi Müzeyyen ile birlikte analiz ettikten sonra hikaye ile diyalog içerisine girmesi ; "Hikaye dedim gel seninle anlaşalım. Sen yarım kal,adına da yarım kalmış hikaye deriz. Zaten neyi tamamladın ki dedi"...
Kısacası muhteşemdi. En kısa zamanda filmini de izlemeyi planlıyorum :)