Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 30 Aralık 2018 12:49 Kitabın vermek istediği mesajlar yanlış değil, çoğu da takdir edilecek değerde. Mesela Fesleğen’in, “Yürürken, otururken, zikir çekiyorum desen, çok dalma öyle, biraz abartıyorsunuz derler, günde altı saat dizi izleyebilirler.” tarzında hayata dair eleştirileri bulunmaktadır. Halden anlamaz insanların yorduğunu, insanları ölümü bekler hallerini, her şey ilerlerken mananın gerilemesi hususunda üzüntülerini dile getirir. Sisteme uymanın zorluğu, kendin olabilmek için verdiğin mücadeleler, insanların tanıdıkça samimiyetlerini yitirmeleri üzerine düşüncelerini ifade eder.
“Sevmenin dermanı kavuşmak değildir, daha çok sevip kavuşamamak Allah’a kavuşmaktır. Uzaktan sevmenin dermanı da imanı arttırmaktır” denerek kitabın asıl mesajı verilmiştir. Genç bir kız kendini bulma yolunda, aşk sınavını vermeye çalışmaktadır. Fesleğen, “Ne kadar gidersen git nasipse seni bulur.” inanışıyla haram sevdadan uzak kalmayı tercih etmiştir. Kitapta en sevdiğim cümle ise “Gitmeyecekmiş gibi neyi seversen, sevdiğin şeyin gidesi gelir hemen. Kırk yıl kalası olanı bile Allah’tan öne koyduğun an gidesi gelir.” hüzünlü fakat gerçeklik payı çok olan bir ifadedir. Kitapta aşk acısına dayanma gücü veren sözler, genç kızımızla kader birliği yapmamızı sağlar. Başta, yaptığı şımarıklık gibi gelir ama okudukça acısıyla bütünleşirsiniz. “İnsan özlüyor işte. Hangi duayı etsem, geleceğin bir mucizesinin saatini kurar? O saat bu ömür dolmadan çalar mı? O saat çalsa, bu yürek senin gelişine dayanır mı? O saat seni getirmese, beni sana götürür mü?” cümlelerinde buram buram özlem koktuğunu görebilirsiniz. “İnsan en büyük ayrılığı, Rabbinden ayrılarak yaşadı. Çektiği özlemleri başka şeylere yorar da bu dünyadaki şeylerle yetinmeye çalışır.” cümlesinde beşeri aşkın bir aldanmaca olduğu vurgulanmıştır. “Temiz kalanlar temiz seven birine nasip olacaktır.” inanışından yola çıkarak ayrılığı seçen Fesleğen’in, her gün daha da arttırmaya çalıştığı imanı içerisindeki büyük sınavını merakla okuyacaksınız