"Çok yükseleceksin yumurcak. Sen bir güneş olacaksın ve yıldızlar çevrende parlayacak."
Evet tam da Edmundo Dayı'nın dediği gibi oldu. Küçük Zezè ve hikayesi yüreğimi bir güneş gibi ısıttı, gözyaşlarımı bir pınar gibi akıttı, gizli kalmış odaların kapılarını birer birer tıklattı. Hem abilik sorumluluğu, hem ailesinin ekonomik durumundan dolayı sahip olmak zorunda olduğu bilinç, o zekası, o hayal dünyası, merhameti, düşünce yapısı, her şeyi bir çocuğu bırakın yaşını başını almış insanlarda bile olmayacak som altın gibi bambaşka, pasparlak türden bir şey.
"Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı 'yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını' söyler." Sevgiye susamış birine atılan minicik bir adım, gösterilen küçücük bir şefkat onda öyle büyük tesirler bırakabiliyormuş ki.
Çocukların yarası çabuk kabuk bağlar ama asıl önemli olan içteki yarayı geçirebilmektir. Ve bunu Portuga başarmıştı.
Günün birinde acıyı keşfeden küçük çocuğun, yeni yeni kabuk tutmuş o yaralarını acımaksızın bir daha tutamayacağı şekilde soydukları o küçük çocuğun, Zezè'nin ve onun öyküsünün bu kadar geç tanıştığı biri olarak üzüntüyle, başka Zezèlere geç kalmamak umudu ile
#38554627#38554252#38552548#38547058#38536256#38527637
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,2bin okunma