Puan vermedi·384 syf.····Okunma: 06 Aralık 2018 13:53 Onun adını ilk defa ortaokuldayken duymuştum diye hatırlıyorum aslında adını duydum mu duymadım mı hatırlamıyorum. Tek duyduğum şey profesör unvanını kazanmış en genç insanın bir Türk olduğuydu. O zamandan bu zamana çok zaman geçti ve ben Oktay Sinanoğlu'yla yeni tanıştım. İlk önce internette olan konuşmalarını dinlemeye başladım. Daha sonra daha fazla şey öğrenmek için kitaplarını okumaya karar verdim.
İlk durağım Bye Bye Türkçe olmalıydı. Çünkü Oktay Sinanoğlu'nun konuşmalarında en fazla vurguladığı şey Türkçe'ydi. Türkçe giderse Türkiye gider diyordu Sinanoğlu. İlk başta çok abartıyor dedim kendi kendime. Ne alakası var dedim. Yabancı dil öğrenmeyelim mi dedim. İngilizce dünya dili değil mi dedim. Kitabı okudum ve hiçbir şeyin o kadar masum olmadığını anladım.
Kitap bize Türkçe'nin ortadan kaldırılmak istendiğini ama asıl amacın Türkçeyi ortadan kaldırmak değil, Türkiye'yi parçalamak ve ortadan kaldırmak olduğunu anlatıyor ve bunun küreselleşme adı altında yapıldığından bahsediyor. Türkiye'de eğitimin Amerika ve İngiltere güdümünde yürüdüğünden, bunların amaçlarını gerçekleştirmek için Türkiye'de yabancı dille eğitim furyasını başlattığını ve eğitimcilerin birçoğunun da buna hizmet ettiğini anlatıyor. Ayrıca bu yöntemi kullanarak başarıya ulaşmış devletlerinde geçmişten ve günümüzden örneklerini veriyor Sinanoğlu. Yabancı dile asla karşı olmadığını da söylüyor. Kendisi gittiği ülkelerin dilini de öğrenmeye çaba gösteriyormuş. Kitabında yabancı dilden dilimize bulaşan kelimeler için de Türkçe öneriler sunuyor. Bu anlattığı şeylerin yanında bize, okullarda okutulan tarih kitaplarında hiç bulamayacağımız, bize anlatılmayan ve okutulmayan gerçeklerden bahsediyor.
Kitaptaki üsluba gelecek olursak, kitap akıyor ve gayet anlaşılır bir biçimde yazılmış. Fakat bir yerden sonra yazılanlar tekrar etmeye başlıyor. Bu yüzden kitabın yarısını geçtikten sonra ben biraz sıkıldığımı itiraf etmek istiyorum ve kitabın yarısını geçtikten sonra sizde sıkılabilirsiniz. Kitabı her Türk gencinin okuması gerektiğini ve Oktay Sinanoğlu'nu tanıması gerektiğini düşünüyorum. Hedef Türkiye ve Büyük Uyanış kitaplarını da okudum. O kitaplarda bu kitabın devamı niteliğinde bu kitaplar okunduktan sonra onlarda okunabilir.