Puan vermedi·572 syf.··Beğendi
· 1831 Yılında yayınlanan kitap aslında yayınlandığı tarihten yaklaşık 350 yıl (6 Ocak 1482) öncesini anlatmakta. Dönemin Paris’i ve Notre Dame etrafında çevrelenmiş mimari hakkında muntazam bir bilgi kaynağıdır. Yazar yaklaşık 40-50 sayfayı sırf Paris’in kuş bakışı anlatımına ayırmış. (Araştırdığıma göre kitabın yazım amacı dönemin Notre Dame Katedrali'nin bakımsızlığından mütevellit yıkılmak istenmesi fakat Notre Dame de Paris yayınlanınca kampanya düzenlenerek restorasyon yapılmış.)
Kitap içinde anlatıldığı hikaye ile o günün şartları ve siyasi yapısına da ışık tutuyor. Paris'in her köşesine kurulan idam sehpaları ve insanların nasılda kurbanlık bir koyun gibi haklı haksız oralarda asıldıklarını görüyoruz. Roman iç monologlara, geriye dönüşlere, tasvir diyaloglar başvurularak anlatılıyor. Yazar Dönemin Fransa'sının sosyal hayatını irdeleyerek Baş diyakoz ve bir askerin kişiliğinde, kambur Quasimodo ile Çingene Esmeralda’yı yoksulluğa boğan toplumu eleştirmiş.
Başrahip’in görüntüsü ve kimliği altındaki iğrenç ruhunu ve kötü kişiliğini ortaya koyarken, bir ucube olan zangocun temiz ruhunu ortaya koymaktaki mahareti ve karakterlerin maskeler altındaki iç yüzlerini ortaya koyması bakımından da başarılı.
Bağlayacılık ve betimlemeler konusunda zaten mihenk taşı olan Hugo bu kitabını da es geçmemiş. Okurken en ufak bir detayın bile çok sonraları önünüze gelerek sizi afallatması kaçınılmaz.
Not: Dünya klasikleri okuyacaksanız muhakkak kitaptan çok yayınevi ve çevirmen önceliğiniz olmalı. Ben bilhassa İş Bankası Kültür yayınlarının Volkan Yalçıntoklu çevirisiyle okumanızı öneririm çeviri akıcılığı yönünden başarılı muadillerinden gerçekten ayırıyor kendisini.
"Çünkü aşk bir ağaç gibidir, kendi kendine büyür,köklerini bütün varlığımızın en derinliklerine kadar uzatır ve genellikle yıkıntıya dönmüş kalpte yeşermeye devam eder." ~ Victor Hugo, Notre Dame’ın Kamburu