Hasan Ali Toptaş - Ölü Zaman Gezginleri incelemesi
2/10
·140 syf.··
2019 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2019 00:06
Bu kitap öyle bir kitap olmuş ki sadece cümleler var hikaye asla yok. Okurken ‘ne okuyorum ben şuan’ hissi yayılıyor. Her hikayede aynı benzer ‘etkileyici sanatsal cümleler’ ve yine benzer konular var. —Mesela: ‘eller’ sürekli ellere bir şeyler oluyor, eller bir bulanıklaşıyor bir hissedilmiyorlar... 2. Hikayeden sonra eller büyüsünü kaybetti bende. Devam edeyim: ‘sen karşımda birdenbire sebepsizce büyüyordun’ tarzı cümleler... Bunları 10 kere okuyunca etki filan kalmıyor. —Hikayeler hep karman çorman, kim kim belli değil, sonunda hep benzer mutsuz son, bir şizofrenlik. Okuduğum ilk Hasan Ali Toptaş kitabı. Uzun zamandır bekliyorum sanki zamanı gelecek benim onu okumam anlam bulacak gibi. Öyle bir şey olmadı. Üstelik, böyle güzel edebi cümleler için okuduğum kitaplar da olur. Türk yazarlarından yoktu. O yüzden çok hevesliydim kendi ana dilimde de etkileyici cümleler bulmaya. Ancak dediğim gibi hikayelerde bütünlük olmayınca, bazı şeyler çok tekrar edince, aradaki gerçekten güzel cümleler de geçip gidiyor anında. Halbuki günlük bir dil kullanılıp, araya edebi güzel cümleler serpiştirilseydi daha kıymetli olurdu. Şunu da eklemeliyim: Böyle kaliteli bir yazarı asla tek kitapla yargılayamam. Çünkü, Hasan Ali Toptaş’ın çok kaliteli bir Türk yazar olduğunu hep duymuştum. Zaten beni kitabına başlatan bu olumlu yorumlar olmuştu. Bu yüzden, asıl merak ettiğim ‘Kuşlar Yasına Gider’ kitabına da aynı hevesle başlayıp, onu da önyargısız şekilde okuyacağım. Sonra kendi çapımda yazar hakkında da bir görüşe sahip olabilirim. Bu yüzden ‘Ölü Zaman Gezginleri’nde bir şeyleri kaçıran belki de benimdir veya ellerimin suçudur, deyip yazımı bitiriyorum.
Ölü Zaman GezginleriHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20193,572 okunma
·
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.