Ölü Zaman Gezginleri

8,2/10  (57 Oy) · 
117 okunma  · 
36 beğeni  · 
1.686 gösterim
Kaldı ki, kendi kendime bir açıklama yapsam bile, hangi kendime yapacaktım 

Masanın birinde genç, birindeyse yaşlı ve yorgundum. Ben bana, ben bana bakıyordum. Daha sonra, bu bakışım sırasında, ayrı zamanların çakışmasından apayrı bir zaman mı doğdu pek bilemiyorum ama, birdenbire kendimle göz göze geldim.

Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri Hasan Ali Toptaş. O bir kurgu-dil sanatçısı; ödün vermez bir biçim ustası; yirminci yüzyıl edebiyatının vardığı çizginin en uç noktası.

Yıldız Ecevit
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2009
  • Sayfa Sayısı:
    137
  • ISBN:
    9789750507151
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:

"Hasan Ali Toptaş" etkinliğimiz için okumaya karar verdiğim ilk kitap. Hikayeler, bir yazarın edebi dünyasını yansıtan en temel yazımlardır bana göre. Bu yüzden Toptaş'ı tanımak için ilk bu eserini seçtim.

İçinde birçok hikaye bulunduran bu eser, gerçek ile gerçek olmayan arasındaki ince çizgiyi öylesine iç içe geçirmiş ki okur, yazarın cümlelerini okurken, bu gerçeklik perdesinin tedirginliğini bir dakika olsun duyumsamadan edemiyor. Ne gerçek ne değil sorusunu bir kenara bırakıp, Toptaş'ın o eşsiz cümlelerinin keyfini sürdüm. Bu cümleleri kuran bir zihin, böylesine basit bir düzende varlığını nasıl sürdürür sorusuna daha çok eğildim. Sanırım Toptaş, bu yaşamı kendisi için yazarak anlamlı kılıyor.

Toptaş, konuşunca anlaşılamayacağını düşünüp, içindekileri kağıda aktarmış. Nesnelerin, kişilerin altında farklı duygular ve izlenimler yakalamış. Gündelik yaşamda fark edemediğimiz nesnelerin içine girmiş, onları yaşamdan soyutlayıp, en şeffaf halleriyle bizlere sunmuş.

Bir hikayesinde zaman kavramını ele alıp, en derin fizik kurallarına nispet etmiş, bir diğerinde kadın olup, karşı cinsin duygularını en iyi şekilde işlemiş. Bütün hikayelerinde, toplumsal bir eksikliği gözler önüne sermiş. Birinde töre cinayetini işlerken, birinde hayat kadınlığını işlemiş. Cunta, kumalık gibi kavramlara da değinmiş.

Toptaş sanki bazı hikayelerinde kendini anlatmaya çalışmış. Gündelik yaşamı, yazdığı hikayelerle karıştıran ve bu çıkmazda debelenen karakterler yaratması; okura, kendi zihin yapısı hakkında ipuçları vermek istemesinin bir sonucu diye düşündüm ama tabii yanılıyor da olabilirim. Topluma ayak uyduramayan karakterlerde de yine aynı çabayı sezdim. Toptaş sanırım bulunduğu düzene isyan eden ve bunu sözcüklerle tamamlayan bir yazar.

Birkaç hikayesi ise oldukça zorladı beni ama anlamadığım taraflar olmasına rağmen bu hikayelerden de zevk aldım.

Toptaş'ı neden Kafka'ya benzettiklerini anlıyorum. İki yazarın yazımlarında da aynı belirsizlik ve kayboluş söz konusu. İkisinde de gerçek yaşam ile gerçek olmayan arasındaki ince çizgi mevcut. Yazmak, her iki yazar için de var olma sebebi sanırım. Aradaki farklara sonra değinmek istiyorum çünkü bunları belirtmek için çok erken olduğunu düşünüyorum.

Toptaş'ı tanımak için iyi bir başlangıç olacak bu kitabı bütün edebiyat severlere tavsiye ediyorum.

Bazı kitaplar vardır, sayfaları akıp giderken elinizde bitmesin istersiniz. Zaman zaman frenlersiniz kendinizi, gidip bir çay ya da kahve alır ve bu süre boyunca hikaye ile ilgili düşünürsünüz, bazen de yazarı, nasıl yazdığını, kafasının içini, yaşam deneyimlerini...
Bu kitap onlardan biriydi benim için. Yoksa 'bu yazar' mı demeliyim?
Henüz okuduğum ilk kitabı -neyse ki çok kitabı mevcut, diye düşünerek teselli buluyor insan kitabı bitirdiğinde.

Daha kapağı açıp okumaya başladığınızda, ilk paragraflarda yazarın ifade gücünün çekimi sanki kelepçeliyor okuru kitabın sayfalarına, tutsak ediyor.
Durumdan şikayetçi olmadan, gönüllü bir tutsaklık bu...

İyi ki yazmışsın Hasan Ali Toptaş, iyi ki çok yazmışsın!

Feride Tuğrul 
01 Şub 09:38 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Oldum olası öyküleri çok sevmişimdir. O yüzden bu öykü kitabını merak ediyordum. Hasan Ali Toptaş romanlarında vermeye çalıştığı ruhu öykülerinde de vermiş. Ama romanlar kadar ağır ve yoğun değil. Öyküleri aşırı uzun ve sıkıcı değil. Okumaya başladığınız zaman akıp gidiyor. Sanırım Hasan Ali Toptaş'ın öykülerini sevdim. Daha doğrusu okurken sizi çok zorlamadan anlamanızı sağlıyor, ince ince vermek istediği mesajı işliyor. Bence Hasan Ali Toptaş okuyacaksanız öykülerini mutlaka okuyun derim, yazarla ön tanışma gibi bir şey olacaktır. Umutlarda buluşmak dileğiyle:)

Bibliyofil Muallime 
03 May 18:02 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

Üçer beşer sayfalık öykülerden oluşmuş bir kitap.. Okurken insanı yormayan ama derin betimlemeler içeren sonunda şaşırtan öyküler demeti gibiydi.. Hasan Ali Toptaş'ı okuyun ve okutun.. Ülkemizde yetişen nadide yazarlardan birisi bence..

Sinan Tütüncüler 
 02 Oca 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 6/10 puan

Hasan Ali Toptaş'ın okuduğum ilk kitabıydı. Hasan Ali Toptaş uzun zamandır dikkatimi çeken ve okumak istediğim bir yazar olmasına karşın, bir türlü bir kitabını edinme tercihinde bulunamıyordum. Her sipariş taslağımda ilk listede olmasına karşın, ilerleyen süreçte bir şekilde listenin dışına düşüyordu. En son Ot Dergisinin 2015 Aralık sayısında onunla yapılan bir röportajı okuyunca, aynı ayın içinde verdiğim kitap siparişinde "Ölü Zaman Gezginleri" kitabı yer aldı.
Kitap iki bölümden ve toplam on altı hikayeden oluşuyor. Hikayeler kısa hikaye sınıfa girebilecek uzunlukta. Hikayeler genellikle kurgu hikaye sınıfına giren bir olay akışına sahip değiller. Duruma ve daha çok insanın iç dünyasına odaklanan bir anlatım tarzına sahip hikayeler söz konusu.
Hasan Ali Toptaş kelimelerle bir virtüöz gibi oynama kabiliyetine sahip. Algı kapasitesi ve bu algıyı yansıtma gücü son derece yüksek. Ancak hikayelerin bir çoğunda kurgu eksik kalınca ve ana fazlası ile odaklanınca hikayelerin sürükleyiciliği azalıyor. Kelime zenginliği ve kelimelerden kurulan güçlü örgü bir süre hikayeyi taşısa da, kurgunun eksikliği güçlü bir sürtünme kuvveti yaratıp hikayeyi ağırlaştırıyor. Bu nedenle hikayelerin sonunda bir eksiklik, bir yarım tat hissediyorsunuz. Tüm bunlara karşın Hasan Ali Toptaş'ı bu kitapla tanıdığım için son derece memnun oldum. Tanışıklığımı diğer kitaplarını da okuyarak ilerletmek istiyorum.

Semiha E. 
19 Şub 14:27 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yazarın okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak. Çok farklı bir anlatım, çok güzel bir tasvir. Kısa ve insanı sokmayan öyküler var. Bazen bir cümleyi en az 10 defa okudum, ne demek istemiş, nasıl bir ruh hali varmış gibi sorular sordum kendime. Eminim ki daha fazla eserini okuduğumda daha iyi anlayacağım.

Gülseher Kepenek 
09 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Öykülerden oluşan kitap. Okuyucuyu kendine çekmede gayet yetenekli Sayın Hasan Ali Toptaş. Hikayelerinde hem insanı zorlayan hafif tonda bir anlaşılmazlık var hem de bişeyleri çok güzel anlatıyor açıklıyor. Özellikle "Org" hikayesinde yazarın vermek istediği duygunun içine girdiğimi hissettim hatta bi ara o karakter oldum. Ayrıca karakterlerin gözünden bakmayı çok iyi biliyor bir erkek olmasına rağmen kadın karakteri bu kadar iyi anlatması beni büyüledi

Şeyhmus Pamuk 
01 Şub 14:23 · Kitabı okudu · 10/10 puan

okurken,her satırında beni uzaklara götüren
ender kitaplardan biriydi.
etkileyici bir anlatım diliyle öykülerin işleyiş tarzı inanılmaz bir etki bıraktı bende.
Hasan Ali Toptaş ile neden bu kadar geç karşılaştığımı bana sorgulatan kitap oldu.

Fırat Çağlar MANTAŞ 
20 Eki 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Hangi kitabını okuduysam hayran kaldım Hasan Ali Toptaş'a. Bu kitabındaki hikayeler de çok güzeldi. kısa fakat yoğun ve derin hikayeler. Karakterlerin kafasında kaybolup gidiyorsunuz. çok güzeldi

cansu tekcan 
17 Oca 18:08 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Şiirini, romanını okudum hayran kaldım öykülerini okudum daha da hayran kaldım. Kitap 16 öyküden oluşuyor, kısa kısa. Gerçeklik ve gerçek dışılık bir arada sanki. Çoğu hikâyenin sonunda küçük bir tebessüm oluyor "nasıl ya?" dedirtiyor. Ben çok beğendim. Daha da kitaplarını okuyacağım. Yeni bir maden bulmuş gibiyim.

2 /

Kitaptan 110 Alıntı

Murat Sezgin 
23 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

...ne zaman doğduğumuz sorulduğunda hep anamızın bacaklarının arasından çıktığımız tarihi belirtmemize rağmen, artık insanları analardan çok yaşamın doğurduğunu biliyorum."

Ölü Zaman Gezginleri, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 21 - İletişim Yayınları)Ölü Zaman Gezginleri, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 21 - İletişim Yayınları)
Selman Ç. 
29 Oca 14:18 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Anlamak da, anlatmak da geçmişle başlamalı belki.

Ölü Zaman Gezginleri, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 99 - Everest Yayınları)Ölü Zaman Gezginleri, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 99 - Everest Yayınları)

Çift Çizgi
Gitmek fiilinin altını çift çizgiyle en güzel trenler çizebilirmiş ona göre. Otobüs koltuğunda Ramses gibi kıpırdamadan oturanlara, yolculuk ediyor denemezmiş doğrusu.

Ölü Zaman Gezginleri, Hasan Ali ToptaşÖlü Zaman Gezginleri, Hasan Ali Toptaş

Dünya Bir Gülnida
Her şeyin hareketi ve hareketsizliği, yalnızca beni boğmak için. Çünkü, bu evdeki yaşamın istenmeyen yanıyım ben.

Ölü Zaman Gezginleri, Hasan Ali ToptaşÖlü Zaman Gezginleri, Hasan Ali Toptaş

"Bir çakıl taşına bakmakla biz biraz kendi dışımıza çıkmış ve varıp sessizce onun varlığına sızmış olmuyor muyduk? Ya da herhangi bir nesne, bizim gözlerimizle algılanmakla biraz da bize dönüşmüş olmuyor muydu? Öyleyse, insanın insani diyemeyeceği hiçbir şey yoktu yeryüzünde. Var mıydı?"

Ölü Zaman Gezginleri, Hasan Ali ToptaşÖlü Zaman Gezginleri, Hasan Ali Toptaş