9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2019 16:22
Güzeldi, ama hiçbir şekilde de Hatırla kadar güzel olamayıp etkisinde kalamadım. 370 sayfa roman ve maalesef sayfa 190’lara kadar ağır bir şekilde ilerleme, gelişmeye giremeyen birden çok girişlerle devam eden sayfalar. Bir konuya giriyor kitap, tamam konumuz bu ve bu kısma yoğunlaşacağız derken ama bunu dememe rağmen yine de yavaş bir şekilde ilerlerken birden bu sefer başka kola ayrılıp, başka bir yere gidip veya başka bir tarihe gidip tüm bu giriş süreçlerini en baştan ağır ve durağan şekilde yaşıyoruz. Bu durum 1 – 2 tane olsa sıkıntı değil de 3 ve üstü olunca ister istemez hoşnutsuzluk oluşturuyor; ama tabii şöyle bir durum da var ki bu durağan kısımların içinde Güzelsoy’un kaleminin gücü, tekniğinin vurgusu hissedilip yaşanıyor. Hele Yelda isimli bir bölüm var ki tabir-i caizse cümlelerin şaha kalktığı bölüm diyebilirim. İlk Hatırla kitabı ile tanıdım yazarı ve tamamen etkisi altında kaldım. Değmez ile kitabın başlarında biraz ufak tefek sorunlar yaşasam da Güzelsoy’un etkisi hâlâ devam ediyor. Farklı bir yazar Güzelsoy, edebiyatımızın kalemlerinden çok farklı. Benzer diyebileceğim 1 – 2 tane yazar ile de aralarında çok fazla fark var. Benzerleri bir unsur üzerinden romanını ilerletirken Güzelsoy ise romanlarında birden fazla unsurlar kullanıyor ve bunların her biri de başlı başına ayrı roman konusu olabilecek unsurlar. Okuduğum iki romanında da linç girişimlerine yer vermiş yazar. Hatırla’da 6- 7 Eylül olaylarına yer vermişken Değmez’de ise Tan Gazetesi baskınına yer vermiş. İkisinde de yüce Türk milleti “Allahsızlara ölüm!” diye bağırarak kendilerine yükledikleri görevleri yerlerine getiriyorlar. Tüm kanlarını, irinleri adeta kusuyorlar. #38827324 alıntı da yazdığı gibi konuşamayan dillerin bağırmayı becerebildiği, okşayamayan, sevemeyen ellerin ise vurmayı, kırmayı becerebildiği durumlar. Yine okuduğum iki romanında da hayvan sevgisine başta kedi olmak üzere değiniyor. Değinmesinin yanında da karakter olarak kullanıyor. *** Şimdi yukarıda yazdığım olumsuz manadaki her bir şeyi unutun. Uzatma olarak gördüğüm ve yorumladığım her bir kısım devam sayfalarda o kadar başarılı bir şekilde işlenip o farklı konulara ayrıldı dediğim kısımlar da başarılı bir şekilde birbirine bağlanıp devam ettiriliyor ki Güzelsoy’un kalemine, zekasına ve kurgusuna hayran olmamak elde değil. Her bir kısmın her bir dallanmanın mükafatı diyeyim, evet mükafatını ilerleyen sayfalar yazar fazlasıyla veriyor. Sevdiğimiz karakterleri sonlara daha çok seviyoruz. İki kitabında da fark ettiğim ki romanlarının ortasında ters köşe yapıyor Güzelsoy, yani romanın başında romanın konusunu sağ gösterip ortalarında okura hiç fark ettirmeden sol vuruyor. Normal günümüz dünyası gibi başlayan romanlarını verdiği ayrıntılar ile hiç fark ettirmeden düşünmeye bile fırsat vermeden birden bir sayfada belki de bir paragrafta bambaşka boyutlara getirip romanı bambaşka bir havaya sokuyor. En ufak bir soru işareti vermeden bir an bile olsun düşündürtmeden bunu yapabilmesi benim için Güzelsoy’un en büyük farkı. Her şeyden çok yönlü bir yazar. Birkaç farklı tür romanlarının içeriğini tek bir romanda toplayıp muazzam bir şekilde bir araya getirip romanlaştırabiliyor. Postmodern tarzda yazıyor ama betimleme derseniz eğer en ufak şekilde okurken tökezleme olmayacak şekilde edebi boyutun da çok yüksek seviyelerde örneğini veriyor. Karakteri buhranlarını, hüznünü, sevincini ve duygularını bir araya getirdiği kelimelerin tüm gücüyle hissettirip yaşattırabiliyor. Kurgu derseniz eğer sırıtmayacak şekilde ana öğe olarak fantastik veya bilim kurgu olarak kitabın farklı kısımlarında karşımıza çıkıyor. Kimi kitabın başlarında kimi kitabının ise sonlarında. Yine ana kurgu olarak bir kadının yaşadıklarını veriyor, bu konuyu da tabii ki realist bakış açısıyla kitabında yer veriyor. Ne kadar garip değil mi? Fantastik veya bilim kurgu ile realist öğeler aynı kitabın içinde oluyor hatta aynı kitabın ana konusunu oluşturuyorlar. Siyaset var romanlarının içinde ama hiçbir şekilde bir taraftan yana olmayıp olayların sadece insancıl tarafından bakılarak işleniyor. Aşk ise ana kurguyu besleyecek türden naif ve kuvvetli bir şekilde. Bunların yanında da edebi bir kitaba yakışacak şekilde aksiyon da var. Farklı türlerin birleşip kolaj olduğu bir yazar İsmail Güzelsoy.
Değmezİsmail Güzelsoy · Doğan Kitap · 2015649 okunma
··
563 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Elinize sağlık :) Ben geçen yıllarda sabitfikir listesinden görüp gölge kitabını okumustum ve çok beğendim. fantastik ögeleri kullanışı, üslubu ve konuları gerçekten etkileyici. Fazla bilinmeyen değerli yazarlardan bence kendisi... Değmez var sırada yeni edindim kitabı ancak siz böyle bahsedince Hatırla'yı daha çok merak ettim :)
Uğur
Gönderi Sahibi
Konusal olarak birbirinin devamı değil ama çarpraz olarak birbirine bağlılar. Br kitapta karakterin başına gelenin açıklaması sonraki kitapta oluyor gibi, ama tabii geriden okuyunca da bu sefer sonraki gelecek kitabın sinyallerini alıyorsunuz, anlayabiliyorsunuz yani farklı keyifler alınıyor.