10/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2019 02:58
Kitabı eleştirme yetisini kendimde bulamamakla birlikte; Yazar tüm toplumun “ kör” olduğu bir distopya ile karşımıza çıkmış. Anlatım tarzı o kadar bilindik mi demeli o kadar bizden ki tüm o kaosu, karanlığı, mide bulandırıcı, insanı korkutucu, üzücü olayları hissediyorsunuz. Hepimiz çocukken kör ebe oynadık ama bunu geniş sokaklar da yapmıştık, ya da bir kaç dakikalığına, kitabı biraz okuduktan sonra yarim saat boyunca kendi gözlerimi bağlayıp, evin içerisin de gezindim, nesneleri tanımaya çalıştım o yarim saat içerisinde bile kapının bir kaç santim ötede olduğunu bildiğin halde elini umarsızca oraya atamadığında içinde oluşan boşluğu da, bir şeylere ulaşamamanın verdiği siniri de çok kısa bir zaman içerisinde hissettim. Spoiler vermeden bitirmeye çalışacağım ama “beyaz felaket” diye adlandırılan bu beyaz körlüğün sebebi şuanki yaşadığımız toplumdaki gibi bir körlüğün imgelemesi gibi geldi bana. Yani fazla ışığın verdiği bir körlük. Çok güvendiğimiz kişiliklerimiz, paramız, lüks hayatlarımız, hükümetler, gururlarınız, gözlerinizle baktığınız da görebileceğiniz ya da sizi birileri görüyor diye sergilediğiniz tüm davranışlar hepsi gerçek siz mi? Görmeseydik, görmeseydiler, yine böyle mi olacaktı diye bizim yerimize yazar düşünmüş. Yazar ile ilk karşılaşmam, en azından bu kitaptaki dünyası ve anlatışı beni derinden etkiledi. - Kitapta yazarın kendine özgü diye belirtilen bir yazım şekli var bir kaç sayfa okuduktan sonra farkediyorsunuz ve yine bir kaç sayfa sonra alışıyorsunuz. - Karakterin isimleri yok, körler dünyasında isimlerin değil de seslerin önemi bastırılmış. Kesinlikle okuyun “Bakabiliyorsan gör. Görebiliyorsan, gözle.”
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.