·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Ocak 2019 15:12 Turgut Özben'in mektubundan:
"Sonra, Olric'le birlikte istediğimizi yapacağız.Romanlar yazacağız:bitip tükenmeyen romanlar. 'Tutunamayanların Sonu', 'Tutunamayanların Dönüşü' gibi.Tutunamayanların romanı biter mi?" ile söze başlamak istiyorum. Tabikide Tutunamayanların romanı bitmez çünkü.
Oğuz Atay'ın yeri hep ayrıdır benim için.Tutunamayanların kalın olması ve alışagelmişin dışında bir roman olmasından ötürü hep sakin kalıp kitaba odaklanacağım zamanda okumak istemiştim.Kitabı bitirdim ama hala elimden bırakabilmiş değilim.İnanamıyorum Selim'in öldüğüne.Çeviyorum sayfaları geriye doğru oturup baştan okuyorum.Her kitap bir çok anlam katar hayatımıza, her karekter bizden biridir aslında.Ve ben her bir sayfasında o kadar duygulanıp kendimden kesitler gördüm ki, benim yaşayıp ifade edemediklerimin dile getirilmesi bir zamanlar düşünülüp, yaşanmış olması.. tarifi imkansız bir his...
Bu kitap bana ne kattı veya neyi fark etmemi sağladı denilirse hiç düşünmeden ilk diyeceğim şey anlamak için dinlemiyoruz, anlatıyoruz aynı zamanda anlatamıyoruz çünkü 'normal' yada 'anormal', 'doğru' yada 'yanlış' kalıpları yüzünden yargılanmaktan, belli bir kalıba sokulma endişesiyle anlaşılmaktan korkuyoruz.İlişkilerimiz hep beklentilerle dolu..Hepimizde bir telaş, koşturma bir şeyler yapıyoruz ama sevgiye vakit ayırmıyoruz.Yoruluyoruz günden güne tükeniyoruz...
İyiki tanışmışım canım Selim Işık ve Turgut Özben canım karakterlerimi.Öldürmeyeceğim onları.Yaşatacağım.İnsanlara çevreme anlatacağım..