·101 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Ocak 2019 12:36 Yoksul bir inci avcısı Kino’nun oğlu için iyi bir gelecek isteği, kötülükten kaçma, elindekilerle yetinme çabası, düşman ve dost ayrımı arasındaki bir farkındalık gösterme ve yol bulma savaşını okuyacağınız bir roman elinizde şimdi. Kino’nun oğlunu bir akrep sokar ve çağırdıkları doktor parası olmayan bu ailenin çocuğuna bakmaz bile. Kino, karısı ve oğlu doktorun yanına gider, fakat orada da doktoru göremez. Ta ki, Kino oğlunu kurtaracak bir inci bulana kadar. Ancak bu noktadan sonra herkes, doktor bile, Kino için iyi bir arkadaş olma çabasındadır. Kino bütün bu insanlara karşı bir şüphe içindedir. Zaten böyle davranan insanların bu tavırlarının etik boyutundan daha ziyade kendi bilgisizliğinin de farkındadır. Bu yüzden inciyi bu denli koruma içgüdüsü de onu sattıktan sonra kazanacağı parayı oğlunu okutmak, böylece onu ve ailesini özgürlüğe kavuşturacak bir çıkış olarak görmesindendir. Karısının lanetli olarak gördüğü inciden kurtulma isteği, Kino’nun hayatın daha doğrusu insanların bu olumsuz duygulara sahip olduğu inancıyla çatışmakta; fakat sonunda yine karısının dediğini yapmaktadır. Çünkü çocuğunun geleceği olarak gördüğü inci yüzünden artık onu da kaybetmiştir. Belki incinin laneti belki insanların açgözlü ve hırslı duygularından kaynaklıdır bu. Ama Kino, “bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir. Bazen şans ters dönebilir; yoksa ayarında istemeyi bilmeli kişi” derken incinin bedelinin çok altında olan parayı kabul etmemesine ya da süregeldiği hayatın olanaklarıyla kavrulmasına yönelik bir perspektife yaklaşmıştır sonunda ve bu dönüşün yeni bir başlangıcına varmıştır.