Başlamadan önce bu kitabı daha önce okumamış olmamın büyük pişmanlığını dile getirmek istiyorum. Böyle bir eserin herkes tarafından okunmasını gerektiğini düşünüyorum. Bu kitap bir tavsiye değil okumayı sevenler adına bir zorunluluk hali barındırıyor.
Yazar ise kahramanların o ince kişiliklerini ve hikayeyi seyre dalmış gibi işletiyor insana. Hikayenin akıcılığı kitabı elinizden bırakmanıza imkan vermiyor. Duyguları ilmek ilmek işletiyor insana. Kitap bitince bakış açınızı değiştirecek bir çok şey aşılıyor size. Önem vermediğiniz insanların ne denli ağır yaşanmışlığın esrarına sahip olabileceğini aktarıyor. Ve böyle bir yapıtı Türk edebiyatına kazandırdığı için Sabahattin Ali'ye minnettarız.
Kitabi okurken hikayenin içine düşmüşüm, farkında bile olmadan. Her satırını her sayfasını betimlemişim içime. Raif olmuşum Maria olmuşum. Raif'in bitip tükenmişliği sarmış her yanımı. Maria'nın bekleyişi... Kitabın bitişinede isyan eder olmuşum. Bir kitap ne kadar etkileyebilir ki insanı ? derken bir kış günü soğuk Ankara sokaklarında bulmuşum kendimi. Etrafa bakıp: Kader mi geç kalınmışlık mı ? diye düşünürken hazmedemediği kabullenişi düşüyor insanın içine. Belki Raif'i o zaman anlamış oluyorsunuz...
Ve Maria...Geç bulunmuş aşkın kadını...
Bu denli bir yapıt bu denli güçlü bir kalem ve Sabahattin Ali...