·398 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Şubat 2019 12:46 Kitap incelemesi üzerinden biraz başınızı ağrıtacak bir kaç konuya da değindim. Sürçü lisan ettiysek affola...
Ahmet Ümit bu son kitabında insanlığı kahreden güncel bir soruna değinmiş. Bu öyle bir sorun ki bir yara daha kabuk bağlayamadan durmadan kaşıdığımız bir sorun. İnsanlığın bir türlü iyileştiremediği bir sorun... İnsanlık neden bu yarasını iyileştirmiyor? Durmadan her kafadan çıkan bu yara için tedavinin bu olduğunu söyleyen insanlık neden iyilişemiyor... Herşey denendi mi acaba...
Evet o aciz insanların, acizliğinden mahcubiyetinden yararlanıp içindeki pisliği kusan o insan müspettelerinden bahsediyorum... Yazar bu kitabında ülkemizde ki çocukların ve Suriyelilerin acizliğinden, kendilerini koruyamamasından yararlanan insan müspettelerinden bahsediyor. Yazar insanlığın bu durumunun hastalık olduğunu söylüyor. Ancak bu hastalığın çözümünde hep ikilemde kaldığını belirtiyor. Acaba tedavi mi yoksa bu hastalığın tedavisi yok deyip hastalıktan çürüyen bu yanımızı yok etmek mi lazım. Yazar hep bu iç muhasebeyi yaparak kitabı sonladırıyor ve ne yazık ki çözüm olarak elle tutulur bir şey söylemiyor. Sadece insanlığın iç sevgisini insanlığını yitirmemesi gerektiğini söylüyerek bitiriyor...
Eğitim psikolojisinde Kohlberg isimli bir psikolog vardır. Kendisi insanların ahlak gelişimini 3 ana aşamada incelemiştir. Gelenek öncesi, geleneksel ve gelenek ötesi... Kitabı okurken hep Kohlberg amcamın gelenek öncesi için kurduğu şu cümleler zihnimde canlanıp durdu. "Gelenek öncesinin ilk aşaması ceza ve itaattir. Ortam da bir kural koyan yoksa ceza verecek kişi yoksa hemen bütün kurallar yıkılır. Bu aşamadaki insanların oto kontrolü yoktur. Bu aşamadaki insanlar için olayların nedenlerinden çok sonuçları önemlidir". Kohlberg ceza itaat aşamasının 1-6 yaş arası olduğunu söyler. Sonra insanlar bir sonraki evreye geçerek ahlak gelişimini tamamlar diyor.
Bence kitapta bahsedilen bu hasta insanlar ceza ve itaat aşamasını geçememiş insanlardan oluşuyor. Yani çözüm hastalığın tedavisi için biraz geriye çocukluğa gitmemiz gerekiyor. Buradan bütün anne babalara sesleniyorum. Çözüm sizde...
Yetiştirelim lütfen. Büyütmeyelim. Zaten çocuk biyolojik olarak siz müdahale ermeseniz de büyüyor. Ancak yetiştirmek sizin elinizde...