Gönderi

9/10
·610 syf.·
2019 12. kitabı
On bir bin yıllık insan tarihini adım adım anlatan, anlatılan herşeyi bilimsel ve arkeolojik kanıtlarla açıklayan şahane bir kaynak kitap. Bu tarz kitapları çok seviyorum, çünkü benzer her kitap aslında bir diğerini bilimsel olarak destekliyor ve okuyanın yaşamla ilgili bildiği gerçekleri pekiştirmesini sağlıyor. Hal böyle olunca bizlere öğretilen pek çok şeyin aslında ne kadar saçma, içi boş ve uydurma bilgiler olduğunu görerek gerçekleri bilim ışığında bulmanın keyfini yaşıyorsunuz. İnsanlık tarihinin çağdaş dünyaya evrimi, 11.000 yıl önce avcı/toplayıcı olan toplulukların çiftçiliğe yönelerek yerleşik hayata geçmesiyle başlıyor. Bugün tükettiğimiz pek çok sebze, meyve ve hayvani gıda o dönem doğada bulunan yabani türlerinden, insanoğlunun müdahalesiyle evriliyorlar. Saphiens kitabını okuyanlar, buğdayın evrimsel değişimi anlatılırken; buğdayın insan tarafından evcilleştirilmediğinden, aksine çiftçilik yapmak zorunda oldukları için yerleşik hayata geçen insanın buğday tarafından evcilleştirildiğinden bahsedildiğini hatırlayacaklardır. Benzer teori; ki bence kanıtlandığı için bir kanun olarak da kabul görebilir, bu kitapta da yer alıyor, hem de sadece buğday değil bezelye, nohut, zeytin, bademi de kapsayarak. Tarihsel süreçte yerleşik hayata geçen toplumların nüfus artışları, avcı/toplayıcı topluluklara oranla daha iyi beslenme ve barınma imkanlarına paralel olarak doğurganlık, ve doğan bebeklerin hayatta kalma oranlarının yüksek olması nedeniyle daha hızlı olmuş, bu da bu toplumların geliştirici, üretici, tasarlayıcı insanların ortaya çıkmasını yani dolaylı yoldan teknolojik gelişmelerin önünü açmıştır. Yerleşik düzene geçen toplumlar tavuk, hindi, koyun, keçi gibi küçük hayvanları evcilleştirerek protein açısından zengin besin kaynakları elde ettikleri gibi büyük çiftlik hayvanlarını da evcilleştirerek et ve sütlerinden, saban çekmek için güçlerinden, daha verimli hasat için gübrelerinden faydalandıkları gibi yük taşımadan ve ordularında savaş silahı olarak (atlar dönemin koşullarında çağımızın tanklarına eşdeğerdir.) da yararlanmışlardır. Yiyecek üretiminin yüksek olduğu yerleşik toplumlar, yiyecek depolamayı öğrenerek zor koşullarda dahi hayatta kalmayı ve çoğalmayı başardılar, böylelikle büyük, kalabalık, yerleşik ve katmanlı toplumlar haline geldiler. Bu sayede avcı/toplayıcı toplumlara oranla çok daha yüksek bir medeniyet kurmayı başaran yerleşik toplumlar teknolojik olarak da hızlı bir ilerlemeye girdiler. Bu ilerlemenin başında okyanusların aşılmasına imkan sağlayan gemiler, çelik ve barut geldi. Atları evcilleştirerek uzun mesafeleri kısa sürelerde ve zorlanmadan kateden topluluklar için keşif saldırılarıyla diğer toplulukları ele geçirmek hiç de zor olmadı. Benim açımdan yeni ve ilginç bir bilgi olarak; avcı/toplayıcı toplumların bir çoğunun yerleşik hayata geçen toplumlardan geçen çiçek, kabakulak, grip, tifüs gibi bulaşıcı hastalıklarla nüfuslarının neredeyse tamamını kaybetmeleri oldu. Evcilleştirdikleri yabani hayvanlardan kaptıkları virüslere karşı bağışıklık sistemleri gelişen toplumların mikroplar sayesinde diğer toplumları ortadan kaldırması gerçekten çok ilginç bir bilgiydi. Kitap oldukça kalın ama okuması o kadar zor olmayan, dolu dolu, pek çok yeni şey öğreneceğiniz çok kapsamlı bir bilimsel çalışma. Evrim’in hala sorgulandığı şu dönemde özellikle körü körüne evrimi reddedenlerin mutlaka okuması gerektiğine inanıyorum. Keyifli okumalar diliyorum..
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Pegasus Yayınları · 20189,5bin okunma
·
19 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
John Constantine
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Fırsat bulur bulmaz okuyacağım her ikisini de:)
devamı niteliğinde 2. okumanızı önereceğim kitap Çöküş 3. ise düne kadar dünya:)
Belgeselini izlediniz mi bilmiyorum fakat izlediyseniz belgeseli nasıl sizce?