|| Reyhan Önal.
Vapurun yanında martılar, ben tek
Martıların yanında simit, ben tek
Simitin yanında çay, ben tek
Teklik çokluğun içinde yokluk
Yokluk yalnızlık ile eşgüdümsel bir tavır
Nazım Hikmet haklı: Hava kurşun gibi ağır.
Bağırmak kolay değil sayın Ran
Hele ki mesele kurşun eritmekse
Payımıza kül olmak düşüyor kendi sesimizle.
Ceviz ağacı olmak da zor, kapitalizm sığlık alan
Kuruyorum saatleri, haritada rotam silik
Hedef belirsiz, kaybolmam mümkün değil.
Koruyorum hüzünleri
unutmak saksısı yerçekimi tanımıyor
Söz konusu kafam olunca.
Pek de buyruk tutmuyor
yâr kalbe dokununca.
Bilemiyorum yıllar mı çizer yolu
Yoksa yollar mı yılı çizer
Bir yol, bin yılsa şayet
Bir yıl bin tuzaklı yol mu eder?
Ardımda tüm renksizliğiyle bıraktığım bu metrokentte
Şiirler sosyal medya hesaplarından yağıyor
Yağmur gibi değil, taş gibi.
Yağdığı yere ziyadesiyle asfalt döküyor
Bu yüzdendir sevenin yarınında terketmek
Sevilenin ertesi gününde mutluluk tiyatrosu
gerçek dışı.
Dışı gerçek, içi daha gerçek bir yıkım
Kuruntudur aşk
Kupkuru
Bu yüzdendir Mecnun çöllere makdur
Aşk çöldür ve bir parça serap mütemadiyen.
Aşk
Çöl
Serap
Kuruntu
Kuru
Kupkuru