Hepimizin duyarsızlaştığı, çevresindekilere, duygulara duyarsız kaldığı, olanı biteni yaşananı hissedemediği, artık zevk alamadığı dönemler olmuştur. Kayıtsız bir şekilde yaşayıp, hiç bir şeyin ne mutlu ne mutsuz edemediği zamanlar.. bu zamanların ardında da bu duyarsızlaşmayı, hissizleşmeyi sonlandıran bir an,kişi,olay ya da siz nasıl metafor uygun görürseniz. zweig olağanüstü bir gece demiş buna. Ben ne derdim bilmiyorum ama bu kayıtsızlık kalma durumu insan yaşamı boyunca tekrar ediyor yani birinden bir olağanüstü gece ile kurtulabiliriz ama ya bir sonraki?