Puan vermedi·270 syf.····Okunma: 08 Şubat 2019 03:13 Yaklaşık 2 senedir kitaplığımda okunmayı bekliyordu ‘Aslında Hayal’. Birkaç gün önce başladım ve açıkcası uzun bir süre sadece roman okuduktan sonra iyi geldi anı okumak. Özellikle kitaplarla, yazmak ve yazarlıkla ilgi konulara meraklı olanlar için hiç de can sıkıcı bir kitap değil. Fakat sonlarına doğru tavsamaya başlıyor. Daha öncesinde benim için sadece “Kürşat Başar”la programından tanıdığım, öncesinde hiçbir kitabını okumadığım ve hiç de oturup izlemediğim bir kişilikti kendisi. Fakat bu kitap sayesinde edebiyatla, yazarlıkla, gazetecilik ve müzikle ne kadar içli dışlı birisi olduğunu öğrenmiş oldum. Çok da kötü bir kitap değildi. Hiçbir Kürşat Başar kitabı okumamış bir insan da bittabi okuyabilir. Üzüldüğüm ve beni yoran, zaman zaman bunalıma sokan bir konu oldu. Özellikle Everest gibi büyük ve birçok önemli esere imza atmış bir yayınevinin, “bir şey”, “her şey” ve birkaç kelimeyi daha sürekli yanlış/birleşik yazmış olması. Yazım hatasından bahsetmiyorum. Zira sürekli ve yanlış yazılmış. Birçok kez kitabı fırlatıp atma isteği uyandırdı bu olgu bende. Neyse ki sabır ve sükunetle bitirdim. Güzel taraflarından biri de, artık bir Kürşat Başar okuru olacağımı fark ettim. Zira “Başucumda Müzik” ve “Yaz” kitaplarını okuyacağım günleri heyecanla bekliyorum.