10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
Çevremizde birçok engelli insan var.Peki ya biz onlara sevgiyle yaklaşmak yerine neden itici gözle bakmayı seçiyoruz. Hiç düşündünüz mü biz onlara öyle bakarken ne hissetiklerini ,ne düşündüklerini ,dışlanmış gibi olarak gördükleri... Doğuştan fiziksel engelli .Yüzü çok değişik ve bir o kadar da tatlı gözüken ,gözleri olması gerekenden daha aşağı sarkmış ,kulakları küçücük yumruk gibi ve işitme engelli olan August Pullman .Zeki ve bir çok şeyi kavrayabilen bir çocuk.Çok küçük olduğundan ve yüzü yüzünden insanlar tarafından kaçınılan bir çocuk olmuştur. August okulla gitmek yerine annesinden ders alır Anneside bir öğretmen gibi çalışır ve ona olması gerekenden daha fazla ders öğretir . Ta ki 5.sınıfa kadar ve okula gitmesi gerekir .Annesi onun için okula gitmenin daha iyi olabileceğini düşünür . Okul August için gidilebilecek türden bir yer değildir. Çünkü biliyor ki bütün insanlar ona bakacak ama bir şekilde annesi onu ikna eder ve gitmeye karar verir. Okulun ilk günü Bay ToTo nun belirlemiş olduğu öğrencilerle öncelikle tanışır. Jack,Julian,Charlotte Jack, sevimli ,iyi bir o kadarda sevimli.bir çocuk Julian, zengin bir aile çocuğu,sıradan birisi. Charlotte ise sarışın, masmavi gözleri olan aynı zamanda sevimli bir kızdır.August'a okulu gezdirirler. Çoğu öğrenci August'a uzaktan bakmayı tercih ediyor ,bazıları ise yanına bile gelmiyor dokunmaya korkuyorlardı,bazıları ise alay ediyor , arkadaşlık edinmek istemiyor gibiler.Her öğrencinin üzülebileceği gibi August da üzülmüştü. Jack le iyi anlaşıyor ama Julian öyle değildi. Eve geldiğinde her şeyi annesine anlatır,okula gitmek istemediğini söyler .Annesi August için her şeyini feda edecek kadar çok sever,bir ailenin olması gerekeninden daha fazla özen gösterir.Bir şekilde onunla konuşur ve okula gitmesinin onun için daha iyi olacağını söyler. August'un en sevdiği gün Cadılar Bayramıdır.Çün- kü o zman seni kimse bilmez görmez .Başın Yere eğerek gezmessin .Herkes seninle arkadaştır. Okulun bitmesine az bir süre kalmıştır.August artık kendisine bakmalarına alışmıştır.Hatta artık ona bakmıyorlar bile. Herkesle arkadaş olmuş ve okulun popiler çocuklar arasına girmişti. Benim en sevdiğim bölüm ise ; "Bu sabah ki son ödülümüz Herry Beraber madalyasını öğrenim yılı boyunca dikkate değer,örnek davranışlar sergileyen öğrencilere verilir"dedi .Lafı daha uzatmadan bu madalyayı o öğrenciye vermekten guru duyarım ve August Pullman lütfen buraya gelip ödülünü alabilir misin? August o kadar insanın önünde ayakta alkışlanmıştı. Çok sevinçliydi .Hocalarla ve ailelerle fotoğraf çekiniyordu.Hatta onunla çekinmeye geliyorlardi. Bizler nasıl her sabah uyanabiliyosak ,ellerimizi yıkayabiliyosak en basitinden ayakkabı bağcığımızı bağlayabiliyorsak yani kısacası bir çok şeyi kendimiz yapabiliyorsak en büyük mucize bence. Aldığımız nefes bile. Önemli olan insanlar ne der ne düşünür değil .Biz nasıl mutlu olabiliyosak o şekilde yaşamalıyız.Bir şey demeden önce ,düşünmeden önce karşınızdaki kişiyi kendi yerinize koyun ,biz o kişi olsak nasıl hissederiz diye düşünün .Empatinin ne kadar önemli olduğunu kavramamı sağlayan ,önümüze nasıl engeller çıkarsa çıksın vazgeçmeden ,bir şeyleri yaparak, çabalayarak daha iyi yerlere gelmemizi anlatan bu kitabı okumanızı tavsiye ederim . " İNSANLARIN NE DEDİKLERİ BİZİM KİM OLDUĞUMUZU DEĞİŞTİRMEYECEK AMA BİZİM ONLAR HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİMİZİ DEĞİŞTİRECEK"
MucizeR. J. Palacio · Pegasus Yayınları · 201615,6bin okunma
·
7 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.