·248 syf.····Okunma: 10 Şubat 2019 01:26 Hasan Ali Toptaş dili, betimlemeleri, vurguları, benzetmeleri ve yazma sanatına dair tüm can alıcı unsurları gerçekten tam anlamıyla gerçekleştirebilen bir yazar. Kuşlar Yasına Gider, Gölgesizler kitabına göre daha akıcı, kurgusu daha az yorucu geldi. Yani Gölgesizler’e göre biraz basit kalmış. Ancak bu basit kalmış hali bile değme yazarlara taş çıkarır. Edebiyatta çok sık karşımıza çıkan, şiirde nasıl ölüm teması muhakkak işlenir, edebiyatta da baba-oğul a dair çok şey görürüz. Bir yerde kalamayan, tez canlı, özgür ruhlu bir adam ve çocukluğu gözü yollarda,babasını gözleyen bir adamın hikayesi anlatılan. Dil öyle güzel, öyle samimi ki.. üstelik kitapta her cümlenin bir ruhu var sanki, benzetmeler, betimlemeler ile yazar karakterin ötesinde cümlelere ruh üflemiş. Ayrıca olmuş gibi sanılan ama olmayan olaylar,fantastik unsurlar (ecel atı,yeşil palto, yeşil paltolu çocuk,beyaz gömlekli çocuk, kara sinek) beni çok etkiledi ben bu unsurları çok sevdim edebiyatta, mistik olay ya da imgeler hafif bir ürpertiniz yanında esere gizem katıyor. Üstelik çok yakışıyor yazarın kalemine.. kitabı aldığımda kapağını sevmiştim, okuyup bitirdiğimde ise bu kitap bana neden Nuri Bilge Ceylan’ı hatırlattı ki? diye düşündüm. Sonra kapağın Nuri Bilge Ceylan’a ait olduğunu gördüm yayın kısmında. Bence edebiyat dünyasının Nuri Bilge Ceylan’ı Hasan Ali Toptaş’tır. Bu kitap ta muhakkak beyaz perdeye aktarılmalıdır.