·400 syf.····Okunma: 10 Şubat 2019 17:41 · "Bir kitap, içimizdeki donmuş denize inen bir balta gibi olmalı" demiş Kafka. İşte Dudaktan Kalbe benim için tam olarak buydu. Okurken yüreğime bir bıçak saplanmış gibi hissettiren kitaplar var, kitabı kapatıp göğsüme bastırarak ağlamak istediğim... Kafka'nın deyimiyle içimdeki donmuş denize bir balta gibi inen kitaplar. En son bu etkiyi 4 yıl önce Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunlar kitabını okurken hissetmiştim. Aradan geçen zamanda çok kitap okumuş olsamda içimdeki o donmuş denize balta indirebilecek kitap sayısı çok az. O kitaplar gizli mücevherler gibi, ne zaman nerde bulacağımı bilmiyorum. Zamanı gelince o kitaplar beni buluyorlar.
Uzun zamandır Tehlikeli Oyunlar gibi beni sarsacak, kalbimdeki o yaralara dokunacak, bittiğinde sımsıkı sarılacağım o kitabı arıyordum. Buldum... Tüm bu saydıklarımı hissetmeyi özlemişim. Teşekkürler Reşat Nuri Güntekin...