Gönderi

9/10
·196 syf.··
2019 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2019 15:07
“Edebiyatta görkemli bir söz vardır, büyük kapıdan girmek. Bu, büyük bir eserin yazarı demek. Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.” - Orhan Kemal Şüphesiz kitabı okumamıza ön basamak olan “Orhan Kemalin” bu yorumudur. Zülfü Livaneli, ne çok tartışılan, eleştirilen bir yazar değil mi? Yazarı kötü anlamda eleştirenlenler, size bir soru sormak istiyorum. livaneliyin bu kitabını okudunuz mu? Yazarın bu romanını okuyun, öyle yapın eliştirinizi. Olur mu? Kitabın anlatış dili çok güzeldi. kurgusu çok iyidi. Ve çok akıcı bir kitapdı kesinikle. Son Ada kitabı tam olarak 34 dilde yayınlanmıştır. Son Ada’nın isimsiz anlatıcısı, adını kendisinin koyduğu bu yeri “son sığınak, son insani köşe” olarak nitelendiriyor. Ütopya olarak başlayan bu roman, sonradan tam bir distopyoya dönüşüyor. Yazar bu kitabı, kaleme alırken, türkiye ve dünya hakkındaki düşüncelirini, ıssız bir adada yaşayan insanlar, martılar ve bir diktatör ekseninde yazıya dökmeyi yeğlemiş. Şimdi kitabın hikayesinin içerisine giricem biraz sizinle birlikte. Kitapla ilgili “SPOİLER” almak istemiyorsanız, incelemenin bundan sonrasını okumayınız. Bir “ada” canlandırın şimdi hayaliniz de. Dünya kargaşasından uzak, sabahları sise bürünen, mis gibi lavanta ve yasemin kokusuyla sarıp sarmalanan, martıların uçuş uçuş olduğu, denizi, kayası olan, herkezin birbiriyle güzelce komşuluk yaptığı, huzur içinde yaşayanılan bir ada. Gerçekten cennet gibi değil mi? Peki bu ada, huzurunu ne zamana kadar korumayı beceriyor sizce? Eski bir devlet başkanı, adaya ayağını basana kadar. Evet hikaye tam da burada başlıyor. Herşeyi yönetmeye alışkın olan bir insan, şehir hayatının, kargaşasından, karısıyla ve torunlarıyla çıkıp gelen bir eski başkan, ne yapar sizce? Gelin bu eski, emekli olmuş devlet başkanının, ada ve ada sakinleri üzerinde ki etkilerinden bahsedelim. Bu eski başkan, adayı kendine yeni bir yönetme alanı belirler. Daha gelir gelmez, adanın ilk sakinlerinden olan bir numaranın iplerini eline alır. Adadaki herkezin aklına girer, ve ada sakinlerinin de herşeye göz yummasıyla adadaki felaket başlar. “Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.” Bana göre bu alıntı, bütün kitabı özetliyor. Kitap, aslında bizlere, bazı olaylara göz yumarsak, nelere, ve ne gibi felaketlere, sebep olduğunu gösteriyor. Ada’da herkez birlik ve huzur içinde yaşarken, bir insanın fikirlerine uymak, ve onun suçuna göz yummak sonucunda ada hayatı, bir felakete dönüşüyor. “Halk dediğin değişken bir şeydir” dedi. “Bugün böyle davranır, yarın tam tersini yapar. Teşvik ve tehdide bağlı...” Başkan, adaya ayak basar basmaz, kendine düşman olarak martıları belirler. Martılar’dan kurtulmak için elinden gelen çabayı sarf eder. Ve bu çabaya ada sakinlerini de dahil eder. Bu çaba karşısında martıların tepkileri ise beni çok etkiledi. Kitabın çok da konusundan bahsetmek istemiyorum. Bazı şeyleri okuyarak anlamanızı istiyorum. Eminim siz de “martıların” verdikleri tepkilerden etkileniceksinizdir. Başkan, her gün, azar azar adayı yok etme pilanlarını uygularken, başkana gerçek anlamda karşı çıkan tek karakter “yazar” diye adlandırılan karakter oldu. Tek başına, başkana karşı çıkışı yazarın, pek bir şey değiştirmedi tabi. Peki adadaki bakkalın engelli oğluna ne demeli. Oradaki çoğunuğun yapamadığı şeyleri yapıyor. Martı yumurtalarını, tavuk kümezin de gizlice saklayışı beni çok etkiledi. Herkez martıları, martı yumurtalarını, yok etmeye çalışırken, bu engelli arkadaşımızın sarf ettiği çaba, okumaya değerdi gerçekten. Kitabı anlatan karakterimiz, ve laranın o güzel aşklarından pek fazla bahsedilmesede, okuması keyifliydi. Kitapta, beni en çok etkileyen karakterler bakkalın engelli oğlu, yazar ve martılar oldu. Lara ve kitabı anlatan karakterimiz de pek fazla olmasada beni etkileyenlerden oldu. Sonuç olarak okuması çok keyifli olan bir kitap okudum. Okumak isteyen herkeze öneririm. Keyifli Okumalar...
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
··
3 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.