·136 syf.····Okunma: 14 Şubat 2019 14:40 Öncelikle bütün 1000Kitap üyelerine merhabalar. Ben yapım gereği eline geçen her kitabı okuyan kişiliklerden değilim maalesef, bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilmiyorum, ama kendimce düşüncem her ne kadar bütün kitapların verdiği ileti farklı olsa da ben yine de bana lazım olan iletileri almayı tercih ediyorum. Bu yüzden dolayı bir kitap satın almadan önce yahut başka bir yerden elime geçti ise bu kitabın yazarını ve kitap hakkındaki incelemeleri okuyup ona göre o kitabı okumaya başlıyorum. Elbette bu kitapta da aynı yöntemi kullandım.
Toplum Sözleşmesi orijinal adı ile Du Contrat Social; Eğitim öğretim hayatımızda yada birçok yerde adını duyduğumuz üzerinde durmadan söz edilen ve Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünce altyapısını şekillendiren eserlerden biri olup ve birçoğumuzun hala okumadığı kitaplardır. Jean-Jacques Rousseau Toplum Sözleşmesini 1756 yılında Politik Kuramlar adlı yapıtının bir parçası olarak yazmaya başlamıştır. Toplum Sözleşmesi 4 kitabın birleştirilmesinden meydana gelmiştir. Rousseau bu eserinde ana konu olarak; yönetim ve insan doğası hakkında çelişkileri ve çelişkileri gidermek için kendi yöntemimize göre neler yapılması gerektiğini daha iyisi daha doğrusu nasıl olması gerektiği hakkında Fransız halkının çağrılarına uyup genel seçim hakkı olan bir cumhuriyet istemiş, yurttaşların eşitlik, özgürlük görüşlerini belirtilmiştir. Rousseau sonraları bu kitap için “Gücümü tartmadan giriştiğim bir eser” yorumunu yapmıştır.
Toplum Sözleşmesinin 4 kitaptan meydana geldiğini söylemiştik Rousseau bize bakalım neleri açıklamak anlatmak istemiş kısaca bunlara bir göz atalım;
Birinci kitap; Toplumun yasal yaşama şartlarını belirmeye ve iktidarın, gücün tek yasal kurucusu olan her vatandaşın toplum yararına kendi doğal haklarından (yaşam hakkı, mülk hakkı vb.) vazgeçip neler yapabileceği ve karşılığında yönetimin toplumda herkesin birey olma hakkını koruması ve mal güvenliğini sağlamasını öngören ve benzeri konuları belirtip açıklamıştır.
İkinci kitap; Egemenlik halka aittir ne bırakılabilir ne de bölünebilir. Egemenliğin sınırları her insanın yasal hakları çerçevesinde belirlenmiştir. Yasaları halk kendisi koyar ve koyduğu yasalara da kendisi uymalıdır. Halkı her zaman yüksek zekalı insanlar yönetmesi gibi konularda yani egemenlik hakkında bilgiler sunmuştur.
Üçüncü kitap: Topluluk ya da egemen varlık tarafından koyulmuş yasaları yürütmek ve sürdürmek için üç çeşit yönetim biçimi varlığını bunların Demokrasi, Monarşi ve Aristokrasi olduğunu söylemiş her yönetim biçimini örnekler vererek açıklamıştır ama aralarında ideal yönetim biçiminin demokrasi olduğunu savunmuştur ancak gerçek demokrasiyi kurmak zor olduğunu açıklamıştır.
Dördüncü kitap: Roma İmparatorluğunun kurumlarının tartışılması söz konusudur Roma da ve günümüzde de bazı ülkelerde var olan belli kurumlar hakkında (mahkemeler, diktatörlük, sansür kurulu) çeşitli bilgiler sunduğu son kitaptır.
Okumak isteyenler için dili sade ama günümüzde birçok kişinin anlamını bilmediği hukuksal kavramlar mevcut bunları elimizin altında olan akıllı telefonlar ile İnternet ortamından kelimelerin anlamlarına bakarak halledebiliyoruz. Kitabın çevirisi çok güzel olmuş çevirmeden bazı konularda kendi düşüncelerini de sayfanın en altında belirtmiş ve örnekler vermiştir. Herkese keyifli okumalar dilerim.