Gönderi

8/10
·336 syf.··
2019 5. kitabı
"Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et." Aldatıcı gerçekliği ironi ile harmanlayarak okurlarına sunan Nobel ödüllü yazarın körlük kitabı, aniden başlayan ve kısa sürede bütün ülkeyi etkisi altına alan bulaşıcı bir körlük salgınını konu alıyor. Tahmin edilebileceği üzere romanda, ilk başta kör olanların toplanıp insani koşullar dışında bir yere kapatılmasına herkes razı oluyor. Çünkü bulaşıcı olan körlüğün kendilerine de zarar vermesi istenmiyor. Haliyle sağlıklı olanlar, hastalığa kapılan insanların durumuna körleşiyorlar aslında. Ta ki aynı durum kendilerinin de başına gelene kadar. Elbette romandaki körlük aslında metafordur ve günümüz dünyasını, insanların yaşayış tarzını, liberal demokrasiyi eleştirmek için kullanılmıştır. "Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler." Elbette herkesin kör olduğu bir ülkede yaşamanın getirdiği kaos son derece rahatsız edici şekilde gerçekçi olarak aktarılmış, insan doğası, bencilliği ve vahşiliği, görülmemenin verdiği rahatlıkla unutulan ve artık pek de önemsenmeyen değerler başarılı bir şekilde tasvir edilmişti. Kitapta gören tek karakter ise, kimsenin görmediği bir dünyada görüyor olmanın ağırlığını vurucu bir şekilde aktardı bizlere. Kitapta okuyucuyu zorlayabilecek tek problem virgül ve nokta dışında noktalama işaretlerinin olmayışı olabilir. Diyaloglarlar düz yazı halinde yazılmış, haliyle okurken dikkat istiyor. Ayrıca kitaptaki ilginç bir başka konu ise hiçbir karakterin adının olmamasıdır. Kitaptaki karakterler doktor, siyah çerçeveli gözlüklü kız, şaşı çocuk, doktorun karısı, ilk kör, hırsız v.b şekilde belirtiliyor.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.