Disütopya örneği olan bu kitabı okumak kolay oldu. Yazarın dili kaba ama akıcıydı. Sokak ağzını kullanması, hikayeyi daha inandırıcı kılmış. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde kahramanımız Alex'in kötülüklerini, kötülüklerden zevk alışını izliyoruz. İkinci bölümde Alex'in tedavi adı altında seçim hakkının elinden alınmasını travmatik şekilde iyileştirilmesini görüyoruz. İyileştirilme denilirse tabi ki, okura kalan bir yorum bu, bana göre tam bir faciaydı. Son bölümde ise hayatındaki değişiklikleri, kötülük yapamamasını, trajik bir kazadan sonra eski haline dönmesini izliyoruz. Kitabın sonu okuyucuya bırakılmış, Alex'e inanmak ya da inanmamak. Güzel alıntılar aldım kitaptan, çok araştırmamakla beraber hükümete yönelik eleştirileri olduğunu düşünüyorum. Boş bir kitap değildi, okurken sizi yormadan düşündürenlerden, gerçekleri olduğu gibi verenlerden. Tavsiye ederim herkese, keyifli okumalar