·207 syf.····Okunma: 21 Şubat 2019 19:03 Aytmatov'un okuduğum ikinci kitabı. İlki Toprak Ana olunca bu kitap her ne kadar Aytmatov'un yazdığı ilk kitap olsa da, Toprak Ana'nın gölgesinde kaldı. Okuyucuyu çok rahat iki kutba ayırabilir. Bu kutuplardan biri Aragon'un da dediği gibi dünyanın en büyük aşk hikayesi veya büyük bir aşk hikayesi diyecek kısım. İkinci kutup bir aşk hikayesinden çok ihanet hikayesi gören kısım. Şahsen ben ikinci kutuptayım. Kitabın başında tüm karakterleri tanıtırken en az bahsedilen insan Sadık karakteri oluyor. Yani Cemilenin kocası. Sonra uzun uzun Cemile'den bahsediliyor ve Danyar karakteri hikayeye dahil oluyor. Danyar karakteri sessiz sakin ve aşkıyla beni rahatsız etmeyen bir karakter oldu. Aşkını da sevdim. Ancak Cemile'de beni sürekli rahatsız eden bir şeyler oldu. Örneğin ne kadar rahat biri olursa olsun dere kenarındaki gençlerle sarılmaları, öpücük vermeleri, kucaklarına gitmesi beni çok rahatsız etti. Kocası askerde olan bir kadının böyle davranması ve köylülerin de bunu gülerek izlemesi ayrı bir saçmalık. Nedenine gelecek olursak bu toplumun geleneklerinde kadının kocası mektubunda ondan söz edemez. Karıma selam ederim gibi kısa ve resmi cümleler kurabilir. Onun dışında en ufak bir samimiyet göze batar. Köy ayıplar. Böyle bir gelenek gerçekten varsa yargılamak bana düşmez tabiki. Ama yoksa ciddi anlamda saçma olmuş. Tüm bunları da geçersek Cemile, Danyarla konuşurken kocasının onu sevmediğinden bahsediyor ama önceden mektubunu heyecanla bekliyordu. Ve daha önce Sadık karakteriyle ilgili kötü bir şey söylememişti. Ki zaten Cemile ve Danyar kaçtıktan sonra Sadık karakterinden sadece kısa bir paragrafta söz ediliyor. Onda da sarhoş. Cemile'ye sitem cümlesini kendini üstün görerek kullanıyor gibi görünüyor ama içten içe kırgınlığı belli oluyor. En başta da dediğim gibi herkesin düşüncesi farklı olabilir ama bence bu bir ihanet hikayesidir. Belki Cemile ve Danyar birbirlerini uzaktan saf ve masum bir şekilde sevselerdi bu düşüncem tamamen değişirdi. Ama maalesef öyle olmadı. Yine de Aytmatov'un dili için okumaya değer.