Kitaba henüz başladım.
Önsöz hariç, ilk sayfanın ilk cümlesiyle irkildim. İkinci sayfayı da bitirip üçüncüye geçtiğimde şaşkınlığın heyecanla karıştığı bir minnettarlık duygusuyla aya kalktım ve kitabı kapatarak: ben bu kitabı yanımda çamtamda gezdiremem. Metroda cafede orda burda okunmaz bu eser.
Bunu ofiste sakin kafayla ve dikkat kesilmiş olarak insanların rahatsız etmeyeceğinden emin olacağım zamanlarda mümkün olduğu kadar izole bir ortamda okumalıyım diyerek masamın tam ortasına koydum.
Roger Garaudy'ye dair belki on belki onbeş yıl önce duyduklarımın mücadelesine hayranlığımın fitilini ateşlemiş olmasına rağmen hiçbir eserini okuma fırsatım olmamıştı.
Ta ki iş için Antalya'da bulunduğum sırada can sıkıntısından sahaflara bir göz atayım diyinceye kadar.
5 tl ye aldığım bu eski kitap güzel bir serüvenin ve ilginç bir okuma listesinin ilk maddesi oldu.
Alimlerin kalitesi yetiştirdiği talebelerin kendisini geçmesiyle ölçülür derler ya; benim nazarımda yazarların kalitesi de yazarın sizinle tanıştırdığı farklı yazarların keyfiyet ve kemmiyetiyle ölçülür. Yazarın gücü ve etkisine ilave olarak bu sayede uzun bir listeyi dolduracak ilginç isimlerle tanışacağımdan eminim.
Kitap bitince bir inceleme yazmayabilirim. İki sayfa için bunu yazdıysam maksat hasıl olmuştur zannediyorum.
Selametle.