280 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
20 bölümden oluşan bu kitap, 20 bölümlük bir film gibiydi. (Filmi de var diye duydum.)
Kitap genel olarak Dorian Gray, Dorian'ın bir portresini çizen aynı zamanda Dorian'ın dostu Basil Hallward, portre aracılığıyla Dorian'la tanışan tabiri caizse Dorian'ın şeytanı Lord Henry karakterlerinden oluşuyor.

Dorian; Basil'in sanat kaynağı, en güzel eserinin sahibi, genç, soylu bir aileden gelen, görenin dönüp bir daha bakmak isteyeceği güzellikte.
Lord Henry; kitabın iyi duyguları yok edicisi, hedonist, maddeci, bir o kadar da bencil karakteri. (Bu kadar kötü özelliklerini saydığıma göre kitapta altını çizdiğim yerlerin neredeyse tamamının Lord Henry'e ait olduğunu itiraf edebilirim artık:)
Basil Hallward; kitabın iyi duygu üreticisi, Dorian'a karşı inanılmaz derecede bağlı ressamımız.

Dorian Lord Henry'nin zehirli düşüncelerini aldıktan sonra portreyi şu düşüncelerle evine götürür: "Geçen her dakika benden bir şey eksiltirken ona bir şeyler ekliyor... Değişen şu resim olsaydı da ben olduğum gibi kalsaydım(...)" (sayfa 40 )
Evet dediği gibi de oluyor. Lord Henry tarafından ya da kendi tarafından her zehirlenişinde ve bu zehri etrafa saçışında portreden bir şeyler eksiliyor. Dorian'ın güzelliği, saflığı her geçen gün evin en izbe köşesinde kaybolup gidiyor. Değişimi hızlı bir o kadar da canice olan her zaman genç, güzel kalan Dorian hayatın acılarını zevk alarak, seyirci olarak izliyor. Lord Henry şu an bu yazıyı okusaydı sinsice gülüyor olurdu. Çünkü Dorian'ın değişim sebebi olduğunu bilmek ona zalimce bir zevk veriyordu. Basil'e ise bir o kadar hüzün...
Dorian ve portresinin her geçen gün değişmesi dışında Oscar Wilde okuyucuların dikkatini birkaç noktaya daha çekmek istemiş: Her güzel iyi midir ya da her çirkin kötü? Günümüz insanlarının ve bu gidişle bir sonraki yüzyılın genelinin güzellik-çirkinlik kavramını iyi ve kötü ile bağdaştırmasını ele alan Wilde; aslında bu durumun her insan için geçerli olduğunu, her insanın içinde maddeci bir yan olduğunu iyiliğin güzellikten geldiğini acımasızca yazmış. Okurken ne kadar katılmak istemeyeceğiniz düşünceler olsa da dünyanın, insanların gerçekleri diyeceksiniz; bu iğrenç düzeni bozmak, gidip Dorian'ın, Henry'nin omzuna dokunup "Bakın kardeşlerim bu işler böyle yürümez. Ruhunuza çeki düzen verin." demek isteyeceksiniz. Ve hiçbir şeyi değiştiremeden kitabı, filmi bitireceksiniz. İyi okumalar