Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Gönderi

Gençliğime elveda. Bütün bunları öğrendikten sonra, canlı ve mutlu kalmak zor olsa gerek. Yalanlar duyduktan, acımasızlıkları gördükten, çocukluktan kalan masumiyeti öldürdükten sonra. Hepsi üst üste binen kilolarca yükler gibi baskı yapar kalbine. Önceden yerinde duramazken, yataktan kalkamaz hale gelirsin. Daha çok karanlık daha az ışık istersin. Sokağa çıktığında gördüklerin bile sana farklı gelir. Asıl gerçeğin senin evreni nasıl gördüğüne göre değiştiğini öğrenirsin. Tüm dünyanın bakış açına göre şekillenebileceğini anlarsın. Ya da toplumun dayattıklarıyla, senin nasıl şekillenebileceğini. Kendini tanıyamazsın, bir gün oturup bütün bunların nasıl olduğunu düşünürsün. Geldiğin nokta; korkuların,sevdiklerin,tecrübe ettiklerin ve bu yoğun duyguları yaşadığın anılardaki yerler,sesler birikip bugünkü seni yaratmıştır,zamanın akıp gitmesine şaşar kalırsın. Oysa o anı yaşarken her şey çok yavaş geçiyordu. Ne zaman sorumlulukların sırtına yük oldu? Ne zaman işler çetrefilli bir hal alıp seni içinden çıkamadığın bir düğüme hapsetti? Daha dün tek yaptığın evde oturup sana bakılmasını beklemekti. İlgi, sevgi istemekti – gerçi bu,asla bitmeyen ama yıllar geçtikçe üstü kapatılan bir istek. – Yine de, insan öğrenmek istiyor; farkına bile varamadan yaşamımızın nasıl bitip tükendiğini.
·
1 görüntüleme
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.