Selamun aleykum...
Kitaba okumaya karar verişim kıymetli düşünür Yusuf Kaplan'ın Tarık Buğra hakkında yazdığı yazı ile oldu.
yenisafak.com/yazarlar/yusufk...
Hoca bu yazıda Tarık Buğra'nın 100. doğum yılında dahi yeterince hatırlanmayışından, toplumumuzda yeterince bilinmeyişinden ve gerekli saygıyı bulamadığından bahsetmiş. Ve demiş ki Tarık Buğra başka hiç bir eser yazmamış dahi olsa Osmancık ve Küçük Ağa eserleriyle edebiyatımıza yeni bir desen, farklı bir anlatım tarzı ve güzellik katmıştır. Ben de bu yazıyı okuduktan sonra karar verdim en azından Osmancık ve Küçük Ağa kitabını okumaya ilk girdiğim kitapçıdan Osmancık kitabını aldım ve kütüphaneme tabi okuma listeme ekledim.
Şunu söylemek isterim ki kitabı okumakta geç kalmışım. Bana kalırsa kitap lise çağında özellikle Osmanlı'nın kuruluş yükseliş devrinin işlendiği döneme paralel edebiyat derslerinde ödev olarak okutulmalı. Bu hem milli manevi değerleri pekiştirmek için hem de o dönemin atmosferini gençlerimize yansıtmak için güzel olacaktır.
Kitaba gelecek olursak çok akıcı bir dille Osmanlı Devletinin kuruluşunu aynı zamanda da Osmancık'ın, Osman Bey oluşunu, sonra Osman Bey Gazi, sonra Osman Gazi Han oluşunu anlatıyor. Aslında bu üç karakteri de aynı anda yaşadığını fark ettiriyor.
Bu süreçte tabi Şeyh Ede Balı'dan çok söz ediyor. Ve bu gelişmenin yol göstericisinin Şeyh Ede Balı olduğunu tabi burada Osman Bey'in de ihlası ve tefekkürünün de önemini anlatıyor.
Kitaptaki güzel ve benim hoşuma giden şeylerden biri de aynı cümlelerle kitapta yaşanan ve yaşanılacak olana sürekli bir atıfta bulunulması. Mesela Şeyh Ede Balı ile olan Sivrikaya'da geçen bir konuşmayı tekrar tekrar kitap içinde görebiliyorsunuz. Tabi bu cümleleri her okuduğunuzda farklı bir şeyler hissediyorsunuz. Normalde bu tekrarların insanı sıkması gerekirken burada yazarın ne kadar ustaca bir anlatımı olduğunu anlıyorsunuz.
Kitabın diğer bir özelliği de anlatımın, kullanılan dilin, isimlerin, yörelerin sizi o döneme götürebimesi.
Vel hasılı anlat anlat bitirilemeyecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sizlere de okumanızı okutmanızı öneririm.
Ve hem Osmancık'ı hem Osman beyi içimizde yaşamak dileğiyle...
Allah'a emanet olun.