·293 syf.····Okunma: 24 Şubat 2019 00:10 #tahsinyücel #kumruilekumru Instagramda karşılaştığım bir yorum üzerine başladım kitaba. Sonrasindaysa elimden bırakamadım. Küçük bir taşra kasabasından evlenerek İstanbul'a gelen Kumru'nun yeni tanıştığı teknolojik aletlere olan tutkusunu okuyoruz kitapta. Ben özellikle buzdolabına olan tutkusunu okurken çok heyecanlandim. Bu öyle bir tutku ki; kendi ihtiyacı olmadığı halde buzdolabının içini doldurmak için alışveriş yapmayı öğreniyor. Öğreniyor evet, o zamana kadar bulunduğu mahalleden dışarı çıkmayan Kumru, sırf buzdolabının ihtiyaçlarını karşılamak için Migros'un yolunu tutuyor. Buzdolabina olan aşki onu mutlu kılıyor,hayata bağlıyor. Zamanda buzdolabına olan tutkusu farklı teknolojik aletlerle yer değiştiriyor. Ve sonrası... Sonrasi kesinlikle okunmalı... Böyle anlatınca konunun çok saçma göründüğünün farkındayım. Ama gunumuz insani olarak bizler de öyle değil miyiz? Mutluluğumuzu bazen yeni alınan bir kıyafete, bir mutfak eşyasına, sürekli bir üst modeli çıkan cep telefonuna ya da otomobile bağlıyoruz. Peki sonra ne oluyor. Sınırı ve sonu yok evet; ama hepsini elde etmek mümkün olmadığında da mutsuzluk kaçınılmaz oluyor... Yazarın böyle bir konuyu böylesine güzel işlemesi beni mestetti. Ve işte bu da benim Tahsin Yücel'le tanışma hikayem oldu.