Orhan Pamuk, kitabın her kısmına başlıklar ekleyerek bizim de olayı o kişinin gözünden görmemizi sağlamış kitapta. Konu olarak nakkaşlık ele alınmış bu yüzden kitabı okuduğunuzda Osmanlı dönemindeki nakkaşlık hakkında duymadığınız bilgilere bu kitap sayesinde ulaşabilirsiniz. Ama şunu da itiraf etmeliyim ki kitabı okurken bazı kısımlarında fazlaca nakkaşlık üzerine konuşulmasından dolayı sıkılabilirsiniz.
Nakkaşlığı kendine meslek edinmiş kişiler, nakkaşlığın Frenk usülüne benzememesi için iki kişinin canına kıyan bir nakkaş, nakşın sonunda kör olacağını bile bile giden insanları göreceksiniz kitapta. Bir de Şeküre ve Kara’nın aşkını...
Açıkçası kitabı okurken Orhan Pamuk’un sanki o dönemde yaşamış ve bize gördüklerini anlatıyor hissini yaşamam fazlasıyla beni cezbetti. Konuya hakimliği kitabın yazımından önce araştırma konusunda ne kadar emek verildiğinin de göstergesi aslında.
Nobel ödülü almış ilk Türk yazar olarak Orhan Pamuk’un yazdığı bu eseri edebiyatımıza kattığı için ona masum bir teşekkür etmeyi boynumun borcu olarak görüyorum.