Puan vermedi·312 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Mart 2019 00:54 İzmir okuma grubunun Mart ayı kitabıydı Kurt Kanunu,ben de bu sayede tanıştım Kemal Tahir ile. Kimin seçimi bilmiyorum ama okumama vesile olduğu için teşekkür ediyorum:))
Kitap Gazi Musta Kemal ‘e yapılan suikast girişimini farklı bir bakış açısından, suikastçilerin ağzından anlatıyor. Terakkiperver Fırkası’nın kapatılmasından İstiklal mahkemelerine, Takrir-i Sükûn Kanunundan, Şeyh Sait ayaklanmasına Mustafa Kemal’i eleştirmeye kadar bir çok konuya değinilmiş.
Roman Kanlı tuzak, sürek avı ve İnsanlık sorunu olarak üç bölümden oluşuyor.
Konusu ise eski İttihatçılardan olan Abdülkerim, Gazi paşayı vurmaları için Ziya Hurşit, Gürcü Yusuf ve Laz İsmail'i görevlendirmiştir. Suikast bir şekilde başarısızlığa uğrar ve bu girişime katılan Kişiler yakalanır. Abdülkerim, olaya ismi karışan Kara Kemal bey ile birlikte kaçıp kendini kurtarmaya çalışır. Ve sonrasında verilen mücadele, düşünceler, fikirler, eleştiriler, olayın arka planda yer alan kişilerin ağızlarından anlatılıyor.
Kitap içerisinde geçen konulardan da kısaca bahsedecek olursak;
1925 Şubat ayında Güney Doğuda gerçekleştirilen Şeyh Sait isyanı demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyet ‘ni yıkmaya yönelik ilk isyandır. İsyanın çıkmasında Terakki perver fırkasının inkılaplara karşı çıkması, eskiye dönülmek istenmesi,İngilterenin kışkırtması, hilafet ve saltanata tekrar dönülmek istenmesi yer almaktadır.
İsyanın bastrılması için seferberlik ilan edilmiş, Takrir-i sukun yasası (Huzur ve güvenliği sağlama kanunu) çıkarılmıştır.
İstiklal mahkemeleri tekrar kurulmuştur.(Kurtuluş savaşı sırasında asker kaçaklarını önleyebilmek ve bağımsızlık haraketini engelleme çabalarında bulunanlar için İstiklal mahkemeleri 1920 yılında kurulmuş halkın tepkisi yüzünden 1921 yılında kapatılmıştır.)
İsyanın sonucunda 48 kişi idama mahkûm edilmiş, bazıları hapis cezası almış, bazıları ise beraat etmiştir. Tekke ve zaviyeler İstiklal Mahkemesi kararıyla kapatılmıştır. İsyanla alakalı olduğu düşünülen Terakki Perver fırkası kapatılmış, çok partili hayata geçiş denemesi başarısız olmuştur. Ayaklanmayı bastırmak için uğraşırken,Türkiye Musul ile ilgilenememiş ve Musul İngiltere’ye kalmıştır.
1926 yılında yurt gezilerine çıkan ATATÜRK 14 Haziran gecesi Balıkesir’den izmir’e geçeceği sırada suikast girişimini öğrendi. Eski Lazistan milletvekil Ziya Hurşit, Laz İsmail, Gürcü Yusuf ve Çopur Hilmi adındaki kişiler, işte bu İzmir seyahati sırasında ATATÜRK’e karşı bir suikast yapmayı planladılar. Ancak Giritli Şevki şüpheye kapıldı ve suikast girişimini ihbar etti.
Olayla ilgisi olduğu düşünülen pek çok kişi tutuklandı. Tutuklanan bu kişiler arasında eski İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleri ile eski Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyeleri, hatta yöneticileri vardı.
Suikast haberi tüm ülkede özellikle de İzmir halkında derin bir üzüntü yarattı.
Atatürk suikast sonrası bir konuşmasında halkına olan güvenini şu cümlelerle ifade ediyor.
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetini zamin prensiplerle medeniyet yolunda tereddütsüz yürümeye devam edecektir.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk