327 syf.
·2 günde·8/10
Senin de kadınlar günün kutlu olsun GÜLLÜ...

İnceleme kitaptan alıntılar içermektedir.

Aziz Nesin'in uzun zamandır okumayı beklediğim ve tesadüfen kadınlar gününde okuduğum romanı ''Tatlı Betüş''. Nam-ı Diğer Lokum Betül, Madam Döviz, Prenses Faşefaş, Evlatlık Şükran, Güllü, Kopça Koparan Dansöz Gülcan Keklik, Miss Kamepa, Müzayede Hanım, Bayan Entellektüel, Yırtık Leyla, Madam Abuş, Müstesna Hanım, Yanpiri Karı.. Daha neler neler var da bunlar yeterlidir diye umuyorum.  Nasıl bir kadın böyle farklı namlarla anılır diye düşünüyorsunuz sanırım. Söyliyim. YÜKSEK SOSYETE.

Tatlı Betüş olarak bilin siz ama o benim gönlümde hep Güllü olarak kalacaktır. Neden mi? 15 yaşında evlatlık veriliyor Güllü. Sonrası tam bir hüsran, yalan, dolan, zarar, ziyan. Bir ömrü bin ömür gibi yaşayacak olan Güllü küçücük yaşında evlat edinildiği aile tarafından hakarete, her türlü haksızlığa, tacize, tecavüze uğruyor. Evden yaka paça, çırılçıplak bir şekilde atılıyor. Atılıyor ama  hafızasına kazıyor yaşadığı zulümü. Ona sahip çıkan da yalnızca kendisini anlayacak olan ve aynı hayatı yıllar önce yaşamış olan bir komşusu. Bir ömür sadakatle ve sevgiyle bağlı olacağı insanlardan biri. Azcık kendine gelince gözlerini açıyor. Açıyor ve adım atıyor karanlık dünyaya. Feleğin çemberine girişi işte böyle oluyor Güllü'nün. Sonrasında neler oluyor neler.

Feleğin çemberin hulahop gibi kullanıp beline doluyor Güllü. Başlıyor çevirmeye. Dön baba dönelim. Gittiği her yerde, attığı her adımda bir üne kavuşuyor. Bu hayatın ona ettiği zulümü adım adım, katmer katmer hayatın burnundan getiriyor. Bunu yapması için gerekli olan gücün kaynağı, tabiiki bu YÜKSEK SOSYETE denen ALÇAKLAR, NAMUSSUZLAR, ARSIZLAR, DOYUMSUZLAR, GÖRMEMİŞLER, CAHİLLER sürüsünün içine karışmak. Böylelikle işler çok daha kolay hale gelecektir. Her türlü arsızlığın hoş karşılandığı, cahilliğin espri ile üzerinin örtüldüğü ve o tarz senin bu tarz benim, kokonoluktan kırılanların ve öropa öropa gezenlerin, 2. 3. Eşinden olan mutluluk meyvelerini(ihanet değil, yasak aşk değil onlar mutluluk meyvesi), sosyetenin diğer kodomanlarına pazarlama piyasasının göbeğinde çeviriyor bu çemberi Güllü.

"Kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o' dur." Friedrich Nietzsche

Namussuzluğun diz boyu olduğu, ahlakın bulunmadığı ve arsızlığın kol gezdiği bir sosyetenin en ileri gelen kadını karşınızda. Dinsizin hakkından imansız geliyor. Hepsini tek tek dize getiriyor. Öyle bir kadın ki, sadece erkeklerin değil bütün kadınların da gözü onda. Ne yapsa, nereye gitse olay. Her yere kendinden önce namı gidiyor. Herkesin ulaşmak istediği, yalnızca kendi istediğiyle muhatap olan Müstesna Hanım. Yazar binbir karakterle bize birçok şey anlatmak değil, yaşatmak istemiş. Kara mizahın dibine indiğimiz bu kitapta yine birbirinden rezil şeyler eşlik ediyor bize. Ülkedeki yolsuzluklar, belediye 1 kazandırıyorsa kendine 3 alanlar, yurtdışında kaçak mal getirenler, siyaseti farklı kullananlar, insanları, duyguları, aldığımız nefesi bile pazarlayacak nitelikte kaliteli PAZZARLAMACILARIN olduğu ve yükselişin ne kadar kolay elde edilebildiğini, dibe çöküş içinse bir kibritin, bir çıbanın, yanlış bir adımın yettiğini çok güzel örneklerle açıklamış yazar. Bu kitabın her okuyan için farklı bir anlamı, farklı bir anısı olabilir. Birçok insanla diyalog halinde, farklı şiveleri ve farklı hayatları harmanlayıp ustalığının bütün gücünü ve mürekkebini akıtmış yazar. Yaşanılan dönemin sorunlarını anlamada usta olan Aziz Nesin başrolde Güllü'yü alarak bence çok farklı bir işe imza atmış. Ben ülkemizdeki olaylardan çok Güllü'nün yaşadıklarına, insanları ne kadar kolay elde edebildiğine ve kanyoncasına derin yüreğine daha çok bağlandım. Kitaplarında duygusal olaylardan çok kara mizahın etkili olduğu bir gerçek olan yazarın, içindeki duygusallığı bulduğum kitaptı benim için.

Tatlı Betüş yaşamış. Bir insan ne kadar kötü şey yaşayabilirse, ne kadar çamura bulanır iftiraya maruz kalabilirse hepsini hemde. Unutmamış kötülük edenleri ve bir bir intikamını almış. Onlar gibi kötülerinse hayatı fitil fitil burunlarından ve başka yerlerinden getirmiş. İyilik için de aynı şekilde. Bir insan ne kadar yükseğe çıkabilir ne kadar değerli olabilir ne kadar gözde olabilirse en yükseğine kadar, prensesliğe kadar çıkmış hemde. Bir prensesken bile içindeki üvey kızı yaşatmış. Ben bu kitabı çok sevdim.bir daha okunacaklar listeme ekledim.

Aziz Nesin'i tanımayan ve ne anlatmak istediğini bilmeyen birine tek kitap okumasını söylesem, bu kitap yeterli olur bence.



Vedanım düzenlediği #40597090 etkinliği için okuduğum ve iyi ki okumuşum dediğim kitap..