Bir kitap, bir hayat, çokça düşünceler, iki ölüm. Bu kitabı önemli kılan en çok da bu 'son'. Yazar eşiyle 1942 yılında intihar ediyor. İntihar etmeden bir kaç ay önce bu öyküyü bitiriyor. Bu kitap bu yüzden uzun öykü olamanın yanı sıra bir veda mektubu niteliği taşıyor. Bu düşünceyle okuduğunuzda işin içinden çıkamıyorsunuz. Öykü satranç oyunu üzerinden ilerliyor. Yazar bu oyunla kaybolan Avrupa kültürüne dikkat çekiyor. Zaman olarak Hitler dönemi. Bir solukta okunan ve etkisinin uzun sürdüğü bir kurgu diyelim. Gerilim... Bu kitabın bana hatırlattığı bazı kelimeler var; insan hakları, insana saygı, yaşama hakkı, düşünce özgürlüğü... Bu kitap 1942 biz 2019. İster bir asır deyin ister asırlar geçmiş. Sonuç olarak insan uygarlaşmayı hala kelime olarak biliyor! Oysaki çağ atlıyordu sürekli...Kitabı bitirdiğinizde uzun uzun düşünüyorsunuz bence bu yüzden okumalısınız.