Kalbimize taht kuran Dobby ile tanıştığımız bu kitabın da tahmin edersiniz ki yeri farklı. (her kitap incelememde aynı şeyi yazıp tekrara düşmekten vazgeçmeyeceğim sanırım :))
Tamamıyla yalnız bırakılmış bir Potter ile başlıyoruz kitaba. Zaten 11 yaşına kadar dışlanmışken bu yaz bütün arkadaşlarının kendisini unuttuğunu düşünerek geçiriyor. Hogwarts'ı çok özlüyor ama minicik ev cinimiz Dobby gitmemesi için elinden geleni yapıyordu.
Kendince sebepleri vardı. Çünkü okulda büyük bir kaos planlanmıştı. Harry ise tüm büyücü dünyasının kurtuluşunun; tüm o kara büyülü nesnelerin yok edilişine bağlı olan ilk hortkluğuyla tanışacaktı. Farkında bile olmadan..
Bir başkasının anılarından, hayatında sahip olduğu ilk dostunun aslında ölümcül biri olduğunu öğrenmişti. Neye inanacağı bilmezken ve tüm okul varsin o olduğunu düşünürken en yakın arkadaşlarından biri taşlaşmıştı. Okul kapanmanın eşiğine gelmiş her şey çok kötü gidiyordu.
Geçmişi hatta çoğu zaman kendisi hakkında çok az bir bilgiye sahip olan Harry çatalağız olduğunu öğrenmişti.
Ayrıca Snape'den öğrendiği "expelliarmus" un ayrıca bir önemi olduğunu da belirtmek isterim.
Rowling'in yarattığı bu harika dünyanın ikinci kitabı yine efsaneler arasında.