Serinin net olarak en sevdiğim kitabıdır. Bu kanı değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
Her zaman bir aile özlemi çeken Harry'nin vaftiz babası ile tanımasını konu alan bu kitap, bize aslında hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını öyle güzel anlatıyor ki. Serinin ilk kitabında Prof. Quirrel de bunu biraz anlamamıza rağmen bu kitapta buna detaylıca yer verilmiş.
Ruh emiciler ise mutluluğun aslında yaşamamız için ne kadar önemli olduğunu anlatıyor bizlere. Ve o tüm mutsuzluk içinde mutlu olunacak tek bir anıyla bile nasıl yeniden yaşama tutunabileceğimizi gösteren en güzel büyü sanırım Expecto Patronum! Belki de bu yüzden yapması bu kadar zor ve büyük bir yetenek istiyor. Kendi hayatlarımız için de aynı şey geçerli değil mi sahi..
Edit: Harry'nin Sırlar Odasında düello da Prof. Snape den öğrendiği expelliarmusu yine bu kitapta bağıran barakada Snape'e karşı kullanması gerçekten favori bölümüm sanırım. :)