Bu kitap hakkında bir dostum “satırlar arasında hastane kokusu burnuna geliyor” demişti. Bunun üstüne daha ne denir ki kitap gerçekten bunu hissettiriyor.
Hastalık, yoksulluk, yalnızlık, acı, sabır, ümit, korku ve imkansız aşk... Ne de güzel bir kitapsın sen.
Dipnot: baban İstanbul’dan Sivas’a sürgün edilirse, baban sürgünde sen daha küçük bir çocukken vefat ederse, küçük yaşta amansız bir hastalığa yakalanır bir de yoksullukla savaşırsan elbette böyle acı bir kitap çıkar ortaya...