·132 syf.····Okunma: 15 Mart 2019 18:11 Rus edebiyatının mizahşör kalemi Bulgakova olan ilgimin Genç Bir Doktorun Anıları kitabı ila başladığını söyleyebilirim. Sevgili meslektaşım benden yüz sene önce benim yürüdüğüm yollarda yürümüş benim kaygılarımı birebir benim cümlelerim ile yazmış ve ben de onun gibi bir şeylere öfkelenmeyi seçmek yerine o duruma yönelik mizahşör ve hicveden bir tavır sergilemeyi tercih etmişimdir. Ben onu böyle görüyorum ve şayet bu yazdıklarım size bir şeyler ifade ediyorsa kitapları kesinlikle tavsiyemdir. Şimdi gelelim Köpek Kalbine .
Yazdıklarım spoiler içermemektedir ancak kitabı okuyanlar için daha uygun.
Bir köpeğin cümlelerini okuyup sizi güldürebilen ve kitabın bir kısmında bir köpeğin gözünden dünyayı anlatan Bulgakov sonra insan olmaktan insanlaşmaktan bol bol bolşevizimden bahseder.
Köpek hepimizde sempati uyandırmakta ve insanlaşmasını izlemek de hepimizin keyfini kaçırmaktadır. Neden ?
Çünkü bence kendimizi dışarıda kötülüğün olduğu bir dünyanın olduğu konusunda ikna etmeyi denerken , bir suçluya ya da katile hasta problemli derken denediğimiz tek bir şey vardır bence : kendimizin ne kadar kötü olduğunu , içimizde o katilin veya suçlunun ya da kötünün olduğunu fark etmekten kaçmak. Görmüş olduğumuz bireyler ve toplum aslında bizim bir yansımamızdır onlar bizdir , biz de onlarızdır.
Tüm bunları bir insanlaşmayı okurken bana düşündüren bu kitap da kesin suretle tavsiyemdir.
Not: Spinoza ile ilgili kısmı okuduğumda ben de mahvoldum hiç sormayın.