Tarık Tufan'ı filmi 'Uzak İhtimal' ile tanımıştım yıllar önce. Kitap iki ayrı dünyanın insanlarını konu alıyor filmdeki gibi. Kitapta içlerini kimselere açıklayamamış, anlatamadıkça bastırmış, bastırdıkça büyüyen yüreklerinin seslerini yalnız kendilerinin duyduğu ve bu sesten boğulan İshak ve Jülide'yi okuyoruz. Bu ses, bu sıkıntı orada yokmuş gibi davranırsak, görmezden gelirsek kendiliğinden kaybolur mu?
En derine gömülü hevesleri, üzüntüleri, merakları hiç yokmuş gibi yaşayan komşular. Bir tesadüf sonrası birbirlerinin yüreğine dokunan iki farklı insan ve 'nereye?' diye düşünülmeden başlayan bir kaçış yolculuğu. Düşerken birbirlerine tutunan ayrı dünyalar.
Okurken Sadık Hidayet'in şu cümlesi uyandı içimde: "Kimse göründüğü kadar dayanıklı değildir. Sadece görünmeyen yangınlar, duyulmayan fırtınalar, gizlice çürüyen ruhlar vardır."
Aynı konu başka şekilde önümüze konsa bu tadı alamazdık şüphesiz. Tarık Tufan cümleleri ve anlatımıyla büyülüyor. Bu kaçış yolculuğuna sizi de davet ediyor ve siz fark etmeden yüreğinize dokunuyor.
İyi okumalar.