·494 syf.····Okunma: 21 Mart 2019 10:18 Kitabı genel olarak beğendim, inceleme olarak okuyacak kişilere bilgi vermek açısından bende bıraktığı etki olarak sadece şunu söyleyebilirim;
Yazar kitabı yazarken hayal gücünü bolca kullanmış. Kitapta bir sürü karakter var, ana karakterlerden biri şizofreni diğeri epilepsi hastası ve bu ikisi kardeşler. Romanın öyküsü genel olarak bu iki kardeş üzerinden dönüyor. Şizofreni hastalığının aslında ne olduğunu ve bu hastaların düşünme sistemlerinde/beyinlerinde ki bozukluğu anlıyorsunuz.
Kitabı okurken bazı noktalarında ben ne okuyorum? bu biraz fazla kurgusal uçuk kaçık şeyler mi? gibi sorularla başbaşa kalıp kendinizi sorgulamanıza neden oluyor( bende öyle oldu:-) )
Diğer bir açıdan romanın bazı kısımlarında kuantum fiziği, olasılık teorisi, felsefi düşünceler içerisinde, bazı noktalarında ise kendinizi tam bir aksiyonun ortasında buluveriyorsunuz kendinizi. Kitap çok yönlü, düşünme sisteminizi, hayal gücünüze farklı bakış açıları/perspektifleri katabilecek bir potansiyele sahip bir eser.
Okumaya değer olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ederim.
-----------------------------Düzenleme:-----------------------------
Bu kitabın diğer incelemelerini okudum, bazı kişiler bu kitaptan alınacak mesaj yok, sadece sayısal bilgiler, kuru teorik bilgiler verip geçmiş demiş ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Kitabı eğer bilime yatkınlığınız ve merakı olan varsa verdiği mesajı rahat alabileceğinizi düşünüyorum.
Kesinlikle kitabı savunmak gibi bir amaç güdmüyorum. Sadece tarafsız birb bakisi açısı ile bilgi vermek niyetindeyim.
Bana göre bu kitapta verilemek istenen mesaj olasılık teorisini kullanarak kuantum fiziğinde ki meşhur "Cift yarık deneyi", "Schrödinger’in kendisi" gibi yapılan deneylerden yola çıkarak okuyucuya bunu hikaye tarzında aktarmak.
Yani dahada anlaşılır bir dille anlatmak gerekirse. Geleceğe oynamak, olayları, atomları inceleyerek, onların hareketlerini tepsit etme yoluyla meydana gelecekleri öngörmeye çalışmak. Bu gibi bilimsel deneyler ve çalışmalar okuyucuya basitleştirilmiş sadece bu.
Biraz daha basitleştirirsek kitabın felsefesi herşeyin olabileceğini öngörme eldeki toplanan verilere bakılarak bunun olma ihtimali üzerinde duruluyor. Eğer herşeyi bilseydik zaten olasılık olmazdi. Buda bizim algı kapasitemizi aşacağı için, insanlık olasılık, kuantum gibi olguları daha iyi açıklayabilecegimiz yeni bilim alanları oluşturup yeni yöntemler geliştiriyorlar.
Kitaptaki sayılara gelince, onlar kitabın baharatı gibi geldi. :-) Zaten kurgu bir roman, ben saçma bulmadım aksine olayın kurgusallığını güzelleştiren bir yansıtma olarak gördüm..
Kitabın benim okduğum çevirisinde ise Afgan bir teröristten bahsediliyor. Onun haricinde ise, hiç bir dini kimlik ırk gibi konulara girilmemiş, kitap her zaman kitaptır. Kitap okurken öncelikleriniz olsun fakat böyle bir kitabı okumam diye bir düşünceye girilmesini ben doğru bulmuyorum. Okuduğunuz kitap şeytanın kitabı bile olsa okuyun, en azından sapkın düşüncesini anlarsınız. Ama böyle kitapları okumadan önce donanımlı gelmemiz, kendi sağlam karakter düşüncelerimize sahip olmamız gerekiyor.
Umarım faydalı, bilgi içerikli bir inceleme olmuştur.