Gönderi

10/10
·335 syf.··
2019 16. kitabı
Bir zamanlar herkesin elinde dolanan bir kitap olduğu için okumaktan geri durmuştum. Ne yazık etmişim. Keşke daha önce tanışsaydım ‘Zorba’ ile. Kendi kendime arkadaş olmak istediğim karakterler listesi yapmıştım ve şimdi Zorba kesinlikle bu listeye dahil oldu. Onu size nasıl anlatabilirim ki? Yaşadığı her olaya karşı santuruyla, sirtakisiyle karşılık veren bir adam. Zorba karakteri Yunan yazarın bir karakteri olsa da evrensel olduğu konusunda herkes hemfikir olacaktır. Çünkü karakterin yaşam felsefesi öyle evrensel ki. Size bir yaşam kılavuzu oluyor. Kitap; dili, akışı, zenginliği her şeyi ile okunmayı hak eden bir kitap. Kitap hayata iki farklı pencereden bakan anlatıcımız ve Zorba isimli dostunun yollarının kesişmesi ile başlıyor. Tabiri caiz ise hayat okulundan mezun olan Zorba ve entelektüel, çok okuyan aynı zamanda da bir yazar olan patron. Zorba hayatın pratiği iken patron hayatın teorisi. Kitap boyunca yazarın nasıl Zorba’nın hayat felsefesini içselleştirdiğini okuyoruz. Zaten kitabın sonunda o felsefeyi siz de içselleştirmiş oluyorsunuz. Yazar Kazancakis Nobel edebiyat ödülünü bir oy farkla Albert Camus yüzünden kaybetmiş. Ne yalan söyleyeyim o dönemin jürisi için çok zor bir seçim. Albert Camus konuşmasında ödülü Kazancakis’in hak ettiğini söylese de iki yazarı birbirinden ayırmam mümkün değil. Camus’nun ‘Yabancı’sı ile Kazancakis’in ‘Zorba’sının ortak yönlere de sahip. Kitabı okurken o kadar çok yerin altını çizdim ki, hepsi de açıp açıp tekrar okuyacağım satırlar oldu. İşte biz bçyle kitaplara kült kitaplar diyoruz. İyi ki tanıştık Zorba... Kitaptaki en etkilendiğim alıntıyı buraya bırakıyorum, ne demek istediğimi size daha iyi anlatır... "Bir zamanlar diyordum ki: Bu Türktür, bu Bulgardır, bu Yunanlıdır. Ben vatan için öyle şeyler yaptım ki patron tüylerin ürperir; adam kestim, çaldım, köyler yaktım, kadınların ırzına geçtim, evler yağma ettim... Neden? Çünkü bunlar Bulgarmış, ya da bilmem neymiş... Şimdi kendi kendime sık sık şöyle diyorum, hay kahrolasıca herif, hay yok olası aptal! Yani akıllandım, artık insanlara bakıp şöyle demekteyim: Bu iyi adamdır bu kötü adamdır. İster Bulgar olsun, ister Rum, isterse Türk. Hepsi bir benim için. Şimdi iyi mi kötü mü yalnız ona bakıyorum. Ve ekmek çarpsın ki, ihtiyarladıkça buna da bakmamaya başladım. Ulan ister iyi ister kötü olsun be. Hepsine acıyorum işte... Boşversem bile bir insan gördüm mü içim cız ediyor. Nah diyorum bu fakir de yiyor, içiyor, seviyor, korkuyor,(...) o da kıkırdayacak ve dümdüz toprağa uzanacak, onu da kurtlar yiyecek... Hey zavallı hey! Hepimiz kardeşiz be... Hepimiz kurtların yiyeceği etiz...”
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,5bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.