Puan vermedi·103 syf.····Okunma: 28 Mart 2019 11:22 "Anne ben geldim,
üstüm başım uzak yolların tozlarıyla perişan
Çoktan paralandı ördüğün kazak
üzerinde yeşil nakışlar olan
Anne ben geldim,
yoruldum artık
Her yol ağzında kendime rastlamaktan Hep acılı, sarhoş ve sarsak şiirler çırpıştıran bi adam
Kurumuş kuyunun suyu, incirin sütü çoktan çekilmiş
bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi ayrık otları, dikenler bürümüş
kapıdaki çıngırak kararmış nemden
Atnalı ve sarmısak duruyor ama
Oğlum, mektup yaz diyen sesin hala kulaklarımda
Anne ben geldim,
ağdaki balık
bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak? Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın.."
şiirini okuduğumda Cahit Külebi'nin dediği gibi :Ahmet Erhan'ın "Türkiye için şaşırtıcı bir olgu,büyük bir şair olduğuna emin oldum.
"Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
Sualtı gibi derinlerde sessizce bekleyen
Dirensem, daha ne kadar direnebilirim artık
Nereye kadar gidebilirim, gitsem?
Aradığım nedir, o kentten bu kente?
Adressiz yaşamak da sıkar insanı gün gelir
Gider heyecanlar, istekler, gülümseyişler
Yüreğimdeki denizin suları birden çekilir.
Özleyip de vardığım her yerden, hemen kaçsam diyorum
Ne aradığımı biliyorum, ne bulduğumu
Bilmem neresinde yanıldım ben bu hayatın?
Yüreğimi kabartan o sevinç, şimdi sonsuz bir acı oldu.
Taşlar yığılmış önüne en güzel, en anlamlı duyguların
Uçsuz bucaksız bir tüneldeyim ve her yanım karanlık
Koluma giriyor bazı adamlar, bir şeyler söylüyorlar
Kalıplaşmış, sıkıntı verici, güdük.
Oysa acı diye bir şey var bu dünyada
Ölüm var -ki yüreğimde bu boşluğu yaratan birazda odur.
Yanıbaşımda ölüp gitti dostlarım, ben bakakaldım
Gözyaşlarının da bir yerlere gömüldüğü görülmüş müdür?
Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
Sanki ilk benim duyduğum garip, anlatılmaz duygular
Sürse daha ne kadar sürer bu, bilmiyorum
Ölümü ve hayatı yanyana düşünmesini ne zaman öğrenir çocuklar?"dedi sonra.İddia ediyorum ilerleyen günlerde yıldızı parlayacak bu mahçup ve fark edilmeyi bekleyen şairin.Kıymeti bilinecek yazdığı şiirlerin.Çünkü şiirleri harikulade.
İlk kitabı "Alacakaranlıktaki Ülke"kitabı Behçet Necatigil Şiir Ödülü'ne layık görüldüğünde şair yalnızca 22 yaşındaymış.Futbol oynarken yaşadığı sakatlık onu şair olmaya itiyor ve ortaya enfes şiirler çıkıyor.Çok garip değil mi? Aklıma hep nedense futbolcu olacakken yaşadığı sakatlık sonrası filozof olan Albert Camus geliyor.
Şairin yayımlanmış şiirlerinden oluşan "Öteki Şiirler"kitabını okuduğumda çok beğenmiştim."Yaşamın Ufuk Çizgisi"kitabını okuduğumdaysa ne kadar kıymetli,özel,nâif,sözü incitmeyen şairlerden biri olduğuna tekrar kanaat getirdim.Muhakkak okuyun bu güzel adamı.Çünkü bunu hak ediyor.